BEYAZ GECELER GERÇEKTEN BİR AŞK HİKÂYESİ Mİ?
Puan vermedi·218 syf.··
2026 2. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2026 17:19
Hayalperest haksızlığa mı uğramıştır, Nastyenka ihanet mi etmiştir? Dostoyevski hikayenin içinde bu soruların hiçbirine cevap vermez; bizi kendi vicdanımızla baş başa bırakır. Beyaz Geceler, her ne kadar bir aşk hikâyesi gibi görünse de, derinlerde okuru Hayalperest ile Nastyenka arasındaki fark üzerinden sınamaya çalışıyor. Kahramanımız Hayalperest ile onun hayatına bir öykü katan Nastyenka’yı biraz çekiştirelim şimdi. İsmini dahi kullanmayan, hatta kendisinden söz ederken bile üçüncü tekil şahsa sığınan; kendini “Hayalperest” diye adlandıran anlatıcı gerçekten de bir hayalperesttir. Yaşamla arasına hayallerini koymuş bir karakterdir. Temasta bulunmaz, riskten kaçınır ve hayatı yaşamak yerine onu düşleyerek katlanılabilir hâle getirir. Nastyenka ile karşılaşması, onun için bir aşk değil; hayata ilk kez gerçek bir şeye temas ettiği andır. İlk kez kendisini bir başkasına anlatır. Bu yüzden sevdiği şey Nastyenka’nın kendisi değil, onunla birlikte hissettiği yaşamın gerçekliği, canlılık ve anlam duygusudur. Bu anı yüceltir. İnsan, hayallerle kendini korudukça hayattan da uzaklaşır. Sığınağına, hücresine çekilir ve bekler. Beklemek = ertelenmiş yaşamdır. Fakat nihayetinde bu da Hayalperest’in bilinçli tercihi. İnsanız; ne tam bir hayalperestiz ne de tam bir gerçekçi. Okurken, Hayalperest’te yaşama karşı duyulan ürkekliğin insanı nasıl güvenli alanlara kapattığını gördüm. Yalnızlık onun başına gelen bir kader değil, seçtiği ve olduğu bir hal... Nastyenka ise henüz on yedi yaşındadır. Yalnızlığı kendi tercihi değil, kendisine dayatılmıştır. Büyükannesinin eteğine iliklenmiş, dar bir hayatın içindedir. Onun dünyasında kiracı, bir aşktan önce bir kapı; ilk kez özgürlük ve değer hissinin aralandığı bir eşik. Adam onu kandırmıyor, umutla da bağlamıyor. Gitmesi gerektiğini söyleyip; dönerse, ancak Nastyenka isterse birlikte olabileceklerini söyler. Bu yüzden Nastyenka’nın bekleyişi bir itaat değil; kendine sadık kalma cesaretidir. Seçimi Hayalperest’i reddetmek değil, kendini kaybetmemekti. Bu nedenle onun kararını bir ihanet değil, yaşamsal bir refleks olarak gördüm. Yadırgamıyorum da... Hayalperest için de dramatik bir acıma duygusu taşımıyorum. Çünkü Nastyenka'yı bir özne olarak görmedi. Gerçekte sevdiği şey Nastyenka değil, onunla birlikte yaşadığı ilk "temas" hissi oldu. Kendisine "ben" diyemeyen biri, "biz" demeyi de başaramazdı zaten. Bu yüzden yine bildiği dünyanın içinde kaldı. Bu bir hata değil, onun varoluş biçimi; bunu da yadırgamıyorum. BU ÖYKÜ, SEVİLMEKTEN ÇOK KENDİN KALABİLMENİN HİKÂYESİ... Dostoyevski burada romantizmi bilinçli olarak kırmış. Okurdan Hayalperest'e acımasını ister ama onu yüceltmesine izin vermiyor. Hayalperest'in son cümlesindeki imzası bir teselli değil, kimliğinin beyanı gibi: “TANRIM, BİŘ ANLIK MUTLULUK KOSKOCA BİR ÖMÜR İÇİN AZ ŞEY Mİ?" O da kendini kabul eder; fazlasını istemez. Nastyenka gibi, kendisine ihanet etmez. Dostoyevski ikisini de aşağı çekmez aslında. İki farklı benliği bir valse kaldırır; bize izletir, sorgulatır. Dans biter. Herkes ait hissettiği yaşama geri döner. Beyaz Geceler Fyodor Dostoyevski instagram.com/p/DTf-49DDGXP/?...
1000Kitap
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024102,2bin okunma
·
291 Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Ne kadar güzel bir inceleme? Kitabı ben de iki kere okudum. Karakterler için huylarıdır diye düşünüp, geçtim. Başka bir pencereden bakmamı sağladığınız için teşekkür ederim.⚘
Esra K.
Gönderi Sahibi
Oya Kaya Cok teşekkür ederim Oya Hanım 😊🙏💕🪷✨️ Ben de Nastenka'nin çokça suçlandığı bazı yorumlara denk gelince hayır boyle hissetmemiştim ben diyerek ikinci kez okudum bu kez daha cok farkettim insanın kendi kalabilme hikayesi olduğunu. Sevgilerimle...
Güzel anlatım olmuş Hayal ile Gerçek bir arada olur
Esra K.
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederim 💫
Enfes... 👏🏻👏🏻👏🏻
Esra K.
Gönderi Sahibi
Gamax çok teşekkür ederim 😊🙏💫