İlk kitaptan farklı olarak yazarın geçtiğimiz bir kaç ay önce hemde sadece 35 yaşındayken öldüğü bilgisi ile kitabı okuyunca bu sefer tuhaf hissettim. Ölümü düşünerek ve depresif yaşayarak geçen bir ömür. Daha önümde uzun bir yol var diyor bir cümlesinde, bir kaç yıl sonra o yolun biteceğini bilmeyerek. Bir user hayatında zor zamanlar geçirmeyen depresyon ile yakından uzaktan alakası olmayan kişilere uygun olmadığını söylemiş kitabın. Sonuna kadar katılıyorum. Bu kitap bende böyle hissediyorum diyip altını kalın çizgiler ile karalayacakların bayılacağı ve belki birazda tetikleneceği bir kitap. Öbür kitapta başlığa rağmen ölüm üzerine çok durmamisti. Ama bu kitapta gerçekten intihar girişiminde bulunmuş olması ölümü düşünmüş olması okumak istediğim kısımlardı. Merak ediyordum bu raddeye gelene kadar olan süreci. Bende psikolojik olarak zor zamanlar geçirmeme rağmen biraz aslında bu zorlukları hayatımızda düşünmeye ayıracak boş zamanımız olmasına yoruyorum. Oysa yoğun bir tempo belki onları düşünmesinden uzaklaştıracak bizi. Babalarımız annelerimiz bizden belki daha zor bir hayat yaşamasına rağmen neden bizim kadar psikolojik çöküşler ve depresyon tanısı almıyorlar. Çünkü aslında bu bile lüks denilebilir. Bazen bende düşünüyorum fazla rahatlık mi beni dibe batırıyor. Düşündükçe zihin kendini kapatıyor.