Kitabi yeni bitirdim ve hala etkisindeyim. Ne desem az ne desem yetersiz gelir gibi hissediyorum. Sahaftan kitabi aldim ve eve giderken basladim okumaya sonra saatler geçti akşam oldu sonrada gece oldu derken artik uyumam gerekiyordu ama ben o evrenden çıkmak istemiyordum. Sonrasında kucağımda kitapla zaten uyuyakalmışım. Ertesi gun kahvalti bile yapmadan devam ettim okumaya ta ki kitap bitene kadar. Bir gunu bile doldurmadan bitti yani koca kitap. Sağ elimdeki sahifeler azaldıkça bitmesin bitmesin diye içimden sayiyordum. Malesef bitti. Sonunu tahmin edemiyorsunuz o yüzden iyice merak uyandırıyor içinizde. Son ana kadar vazgececek ve yaşama tutunacak hatta imkansız denen bir sey olmadığını ispatlayip iyileşecek diye umit ediyorsunuz. Ama çarpıcı ve dramatik bir son... bilmiyorum ben ne yapardim bu durumda. Evet bu sekilde yaşamak yaşam sayılmaz belki ama ailenin zaten depresyonda olan kişiye yasamini sonlandirabilme hakkı, iradesi vermeside bir yandan dogru, etik gelmiyor. Bu kaza belki sıradan yoksul yasamis bir insanın başına gelmis olsa bu kadar etkilemeyebilirdi. Ama önceki hayatınızda ekstrem hobileri olan sporla ilgilenen dünyayı gezme tutkusu içinde yaşayan birisi icin, ne kadar size hizmet edecek sonsuz sayıda insan olsada hayatin bittiğini düşünmeniz daha olası. Kitap boyunca sırıtarak okumuştum ama o son sayfadaki mektup... o mektupta gözünden yas akmayan içi sızlamayan duygularım var demesin. Bayıldım kısaca. Ve son olarak huzur icinde uyu Will.