Yazgı
Nebiye Savuk
.
Merhaba arkadaşlar.
Hayatın içinden, gerçeğe yakın olabilecek kadar gerçek bir romanla geldim.
Yazgı...
Bazen annelerin kaderini yaşarmış kızlar.
Hatice ve kızı Reyhan gibi.
Bazen de annelerin dualarındaki, hayalindeki kaderi yaşarmış kızları.
Reyhan ve kızı Melis gibi.
Hatice ... Canım kadın... Senin çabanı, anneliğini, pes etmeyip hep çalışmanı çok takdir ettim.
Hangi anne fedakar değildir ki!
Sene 70'ler.
Köyünden İstanbul 'a eşinin insan gibi yaşama hayaliyle geliveren Hatice, iki çocuğuyla koca şehirde yapayalnızdır. Bir kocası var ama adı eş işte. İş bulmaz , bulduğu işi beğenmez, üç kuruş parasını içkiye harcar. Hatice öyle mi? Akşam eşinden yediği dayaklar kemiklerini sızlatsa da sabah olunca çocukları için evlere temizliğe gider.
Zaman geçer, çocuklar büyür.
Reyhan'ı babası ilkokuldan sonra okutmaz.
Canım Reyhan. Her çocuk gibi hayalleri var, her genç kız gibi kalbi var.
Komşusu Ayşe 'ye çok güvenir ama arkadaşı sırtından vurur Reyhan'ı.
Bir yıkımla kendini istemeye gelenlere olur, der Reyhan. Kendi 16 yaşındadır ama yaşının iki katı adamla evlenir. Annesi Hatice'in yüreği ağzında: Kızım da benim kaderimi yaşayacak mı?
Allah korusun.
Reyhan, genç Reyhan, çalışkan Reyhan.
Neler yaşar evliliğinde...
Sabreder , mucize bebeğini yıllar sonra kucağına alır: Melis.
Ne zorluklarla büyür ama üç kadının kaderinin düğümü Melis'tedir. Güçlü bir kız olur, okur, kendi ayakları üzerinde durur.
Gün olur devran döner, su akar yolunu bulur.
Reyhan, kızı Melis 24 yaşındayken kendi 15 yaşındaki hayaliyle karşılaşır.
Nasıl mı?
Çok hüzünlü, tatlı bir tesadüf ve hayatın çarklarında savrulan hayatlar, uçup giden hayaller, toprak olan bedenler...
Tavsiyemdir. Çok etkilenerek okudum.
Her Ay Okuyanlar KulübüNebiye Sevük