-İnsan zihninin gücü hiç küçümsenemez, Arif Bey. İnsan zihninin gücünden trans hipnoz konusunu tartışırken bahsetmiştim, şimdi bir örnekle, bu konuya geri dönmek istiyorum.
Denis Waitley adında bir Amerikalı yazar, Empires of the Mind adlı kitabında şu örneği verir. Onun yazdıklarına dayanarak size aktarıyorum:
Nick adında bir demiryolu işçisinin öyküsü bu. Nick güçlü, sağlıklı bir işçi, manevra sahasında çalışıyor. Arkadaşlarıyla ilişkisi iyi ve işini iyi yapan güvenilir bir insan. Ne var ki, kötümser biri, her şeyin en kötüsünü bekler ve başına kötü şeyler geleceğinden korkar. Bir yaz günü, tren işçileri, ustabaşının doğum günü nedeniyle bir saat önceden serbest bırakılırlar. Tamir için gelmiş olan ve manevra alanında bulunan bir soğutucu vagonun içine giren Nick, yanlışlıkla içerden kapıyı kapatır, kendini soğutucu vagona kilitler. Diğer işçiler Nick'in kendilerinden önce çıktığını düşünürler. Nick kapıyı tekmeler, bağırır ama kimse duymaz, duyanlar da bu tür seslerin sürekli geldiği bir ortamda oldukları için pek kulak vermezler.
Nick burada donarak öleceğinden korkmaya başlar. 'Eğer buradan çıkamazsam, burada kaskatı donacağım' diye düşünür. İçerde yarısı yırtılmış bir karton kutunun içine girer. Titremeye başlar. Eline geçirdiği bir kâğıda karısına ve ailesine son düşündüklerini yazar: 'Çok soğuk, bedenim hissizleşmeye başladı. Bir uyuyabilsem! Bunlar benim son sözlerim olabilir.'
Ertesi günü soğutucu vagonun kapısını açan işçiler, Nick'in donmuş bedenini bulurlar. Üzerinde yapılan otopsi, onun donarak öldüğünü gösterir. Fakat, bu olayı olağanüstü yapan, soğutucu vagonun soğutma motorunun bozuk olduğundan çalışmıyor olmasıydı. Vagonun içindeki ısı 18 santigrat derecedeydi ve vagonda bol hava vardı. Nick'in korkusu, kendini gerçekleştiren bir kehanet oluşturmuştu.
Hikâyeyi ilgiyle dinleyen Arif Bey,
-Yani Nick kendini donacağına hipnozlamıştı, diye vardığı sonucu ifade etti.
-Evet. Beynin gücünü görebiliyorsun, değil mi?-Müthiş bir şey bu!SavaşçıDoğan CüceloğluDenis Waitley