İsmini kitabın son öyküsünden alan “Ölüler" adeta bir novella.
Murakami gibi Joyce okumalarında da ezgiler,operalar,kadriller havada uçuşuyor. Öyle ki, müziğe ve notaların ahengine en az yazmak kadar gönül vermiş olan yazarın ilk yayımlanan şiir kitabının adı dahi #chambermusic yani "Oda Müziği " olur.
Geleneksel hale gelen bir partide; dans, müzik, eğlence eşliğinde ve karşılıklı diyaloglar ile başlıyor kitap. Konuşmalar nokta atışlı, güncel ve geçmiş konular üzerinden…
Kendi değerlerinden kopup başka vatanlara hayranlık duyan topluma karşı getirilen ağır eleştirilerin yanında, eskiye duyulan özlemle gelen yeni neslin duyarlılık ve samimiyet yoksunluğu bir pırlanta kesim ustasının dikkati ve hüneriyle işlenmiş .
#alıntı
" Düşüncelerle işkence edilen bir çağda yaşıyoruz.''
Kitabın can alıcı kısmı ise akış içinde mevcudiyetini hiç göstermeyen fakat işittiği bir melodi ile geçmişe hızlı bir geri dönüş yaşayarak tüm olayın hakimiyetini ve örgüsünü zapteden kadın karakterin hezeyanı..
Asla geri getiremeyeceğimiz, telafisi olmayan şeyler vardır. Bunların başında hepimizin tek gerçeği olan ise ölümdür. Hayat gailesi içinde bazen unuttuğumuz bazen de bilinçli olarak unutmayı tercih ettiğimiz yadsınamaz gerçek…
"İnsan, ölümlerin ağırlığı yüzünden ölüyor,” der Canetti.
#herölümerkenölümdür yoksa.
Bu dünyadan uğurladıklarımızı kalbimizden de uğurlamıyoruz ya...
Evet acıtıyor, hem de çok .
Evet, gözyaşı döküyoruz, hem de çok…
Yaşanmışlıklar ve anılar bir bir sökün edip geliyor aklınızın dehlizlerinden.
Ama hali hazırda yaşıyorken hatırası iyi yer etmemiş insan ruhunun tümörlerini anarak kanatmamak gerek.. yaşanmamışlıklara, yaşanamayacaklara vah etmeden, ÖlülerJames Joyce yaşayın gitsin.