Ölüler

James Joyce
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·70 syf.··
2020 12. kitabı
Minik bir yorum ve tavsiye: Kitabın çevirisi kötü, açıklamaları iyiydi. Başka bir çevirmeni varsa ya da olursa ondan okumayı deneyin derim. James Joyce’un bu uzun öyküsünde biraz da olsa S. Zweig tadı aldım. Zweig sevenler varsa bu kitabı da sevecektir. ÖlülerÖlüler / James JoyceJames Joyce
ÖlülerJames Joyce · Zeplin Kitap · 2015557 okunma
Puan vermedi·70 syf.··
Beğendi
·
2019 6. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 08 Mart 2019 00:00
İsmini kitabın son öyküsünden alan “Ölüler" adeta bir novella. Murakami gibi Joyce okumalarında da ezgiler,operalar,kadriller havada uçuşuyor. Öyle ki, müziğe ve notaların ahengine en az yazmak kadar gönül vermiş olan yazarın ilk yayımlanan şiir kitabının adı dahi #chambermusic yani "Oda Müziği " olur. Geleneksel hale gelen bir partide; dans, müzik, eğlence eşliğinde ve karşılıklı diyaloglar ile başlıyor kitap. Konuşmalar nokta atışlı, güncel ve geçmiş konular üzerinden… Kendi değerlerinden kopup başka vatanlara hayranlık duyan topluma karşı getirilen ağır eleştirilerin yanında, eskiye duyulan özlemle gelen yeni neslin duyarlılık ve samimiyet yoksunluğu bir pırlanta kesim ustasının dikkati ve hüneriyle işlenmiş . #alıntı " Düşüncelerle işkence edilen bir çağda yaşıyoruz.'' Kitabın can alıcı kısmı ise akış içinde mevcudiyetini hiç göstermeyen fakat işittiği bir melodi ile geçmişe hızlı bir geri dönüş yaşayarak tüm olayın hakimiyetini ve örgüsünü zapteden kadın karakterin hezeyanı.. Asla geri getiremeyeceğimiz, telafisi olmayan şeyler vardır. Bunların başında hepimizin tek gerçeği olan ise ölümdür. Hayat gailesi içinde bazen unuttuğumuz bazen de bilinçli olarak unutmayı tercih ettiğimiz yadsınamaz gerçek… "İnsan, ölümlerin ağırlığı yüzünden ölüyor,” der Canetti. #herölümerkenölümdür yoksa. Bu dünyadan uğurladıklarımızı kalbimizden de uğurlamıyoruz ya... Evet acıtıyor, hem de çok . Evet, gözyaşı döküyoruz, hem de çok… Yaşanmışlıklar ve anılar bir bir sökün edip geliyor aklınızın dehlizlerinden. Ama hali hazırda yaşıyorken hatırası iyi yer etmemiş insan ruhunun tümörlerini anarak kanatmamak gerek.. yaşanmamışlıklara, yaşanamayacaklara vah etmeden, ÖlülerÖlüler James JoyceJames Joyce yaşayın gitsin.
ÖlülerJames Joyce · Zeplin Kitap · 2015557 okunma
Puan vermedi·70 syf.··
2019 14. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2019 22:37
Geleneksel hale gelen bir partide; dans, müzik, eğlence eşliğinde karşılıklı konuşmalar kitabın büyük kısmını oluşturuyor. Konuşmalar ki vurucu, güncel ve geçmiş konular, sosyal yapı, insan ilişkileri gibi konularda eleştirel ve yapıcı diyaloglar. 'Düşüncelerle işkence edilen bir çağda yaşıyoruz.'' Kitabın asıl düşündüren kısmı partide de olan çiftlerden Gretta' nın çalan müzikle anımsadığı geçmişte olan zamansız, erken olan bir 'ölüm'. Eşine de yansıttığı bu duygu durumu ile kendisinin ve eşinin değişim geçirdikleri duygusal biçim. James Joyce betimlemeli ve yalın anlatımıyla insani duyguları, kısacık metinlerle, bu uzun öyküye sığdırıyor. Hepimiz birer gölge haline gelir ve 'bir zamanlar ölülerin büyüdüğü ve yaşadığı somut dünya' da, bizler de anılara ve 'ölülere' dönüşürüz.
ÖlülerJames Joyce · Zeplin Kitap · 2015557 okunma
Joyce
8/10
·70 syf.··
Beğendi
·
2019 37. kitabı
Sanki öyküdeki karakterle beraber aynı mekanda onlarla sohbet ediyormuşsunuz hissi yaşatıyor. Bütün bir geceyi birlikte geçirtiyor. Çalınan müzikler kulağınıza geliyor. Tabii bir yandan da diğer karakterlere göre biraz daha önde olan Gabriel’in yerinde oluyorsunuz.
1000Kitap
ÖlülerJames Joyce · Zeplin Kitap · 2015557 okunma
7/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2023 20. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mart 2023 20:34
Joyce Külliyatı #2 James Joyce'un 1914 yılında yayımladığı DublinlilerDublinliler isimli kitap için yazmış olduğu son uzun öyküdür #k:6157. Bir hikaye-öykü kitabı için oldukça uzun olan (15 bin kelime) bu öykü, daha sonra novella türüyle ayrı bir kitap olarak basılmıştır. Bir önceki okumuş olduğum Joyce'un biyografi eserinde https://1000kitap.com/gonderi/201329932 Joyce hakkında genel bilgiler edinmiştim, bu novella eserde ise Joyce'un yaratmış oluğu her karakteri aslında kendi kişiliğinin birer yansıması, izdüşümü olarak kaleme alması beni oldukça şaşırttı. Kısaca hikayeden bahsetmek gerekirse; Morkan kardeşlerin evlerinde geleneksel dans ve yemek partisi için çağırmış olduğu yakın arkadaşları ve teyzeleri arasında geçiyor hikaye. Kitabın dili yalın ve sade, konu Joyce olunca insan ister istemez çekinerek başlayabilir benim gibi ancak sayfa sayısının da az olması sebebi ile bir oturuşta bitirirsiniz. 80 sayfa boyunca noel akşamı Morkan kardeşlerin evinde verdiği dans ve yemek partisi ile geçiyor hikaye. Bir de ana karakterimiz var, Gabriel Conroy, yani Joyce'un bizzat kendisi. Gabriel'in Joyce olduğunu hemen şuradan anlayabilirsiniz, İrlanda milliyetçiliği hakkındaki görüşleri, yazmış olduğu kitabın yayımlanmaması üzerine başka bir ülkeye gidip yeni bir hayat kurma çabası ve daha önemlisi Gabriel'in eşi Gretta'nın on yedi yaşındaki sevgilisini hiçbir zaman unutamadığını ve onun ölmesinden kendisinin sorumlu olduğunu anlatmasından anlayabilirsiniz. Çünkü Joyce'un eşi Nora'da kendisini başka bir erkekle aldatmış, daha sonra bunu yakın bir arkadaşından öğrenmişti. Hikayede ki bir diğer karakter ise Patrick Morkan, yani Gabriel'in babası. Joyce bu karakteri de yazarken babasından ilham almış, aynı argo konuşmalar, ailesi hakkında hiçbir sorumluluğunu yerine getirmemesi yazarın kendi
Edebiyat
ÖlülerJames Joyce · Alakarga Sanat Yayınları · 2012557 okunma
Puan vermedi·64 syf.·
2018 11. kitabı
“Ölüler,” Herkes gibi dünyada ayakta durmak için didinen, kaybettiğinde üzülen, kazandığında böbürlenen, hırsların pençesinden kurtulamayan, çıkarı uğruna ihanet eden, umut aşılayan, parayı put yapan, milyarlarca insan-ı beşer… Bir zamanlar herkes gibi dünyada soluyarak sonunda toprağa karışarak eriyen 110 milyar insan. Gömütlüklerde birbirine karışan yığınların arkasında onların da bir zamanlar tattıkları, gördükleri, izledikleri ve pişman oldukları şeylerin aynı versiyonlarını tekrar ederek unutulan bilinçsizler ordusu tüm zamanlardan fazla iken bugün, insan dönüp de geri baktığında aynı insan olarak kalabilmesi nasıl mümkün olabilir?... Geride kalanlar zordur her zaman. Ya unutulur ya kemirir insanı. Geçmişi, acısıyla sevinciyle bir film şeridi gibi gözler önüne seren hayat, adaletli değildir her zaman ve eşit şartlar sunmaz herkese. Günlerin monotonluğundan sıkılarak hareketsiz kalır kimi. ‘An’ı yaşama prangasından kurtulamayarak ‘dünyaya bir kere geldik’ avareliğine kapılır umutsuzca. Kimi ise geçmişe saplanır. Proust’un şu an yaşayan taze ben’iyle geçmişteki asıl ‘ben’lerini süzgeçten geçirir, bilinçaltına aksedilen kötü anılar hatırlandıkça dramatikleşerek durdurur zamanı, yine o eski ‘ben’lere ve eski hadiselere, olaylara, karakterlere yolculuk yaptırır o kutlu kişiyi. Asla geri getiremeyeceğimiz, telafisi olmayan birtakım şeyler vardır. Bunlardan en önemlisi hepimizin gerçeği olan ölüm. Bir gerçek ki hayat ölümlerden ibaret. Her gün doğan yüz binlerce can, ve bir o kadar solan, unutulan, hiç olan ölümler. “İnsan, ölümlerin ağırlığı yüzünden ölüyor.” der Canetti. Var olacak bir döngünün içerisinde bazen sürprizle gelen, bazen ani olan ama herkesin aynı yere vardığı o nokta. O nokta, hayatında yapmak istedikleri şeyler için adım atmamış, itibar korkusuyla
ÖlülerJames Joyce · Alakarga Sanat Yayınları · 2012557 okunma
10/10
·64 syf.··
2017 16. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2017 21:14
'Ölüler'i bir kez daha okudum. İçim yine kederle dolup taştı. Ağlamak istemedim, aşinayım ne de olsa Gabriel'in hikâyesine, ama yok, son sayfalarda yine ağlıyordum usul usul, ağlıyordum ve gözlerimin gerisinde hareket ediyordu bütün hayallerim, aynen Gretta'nın Michael Furey'i hatırlaması gibi, ve aynen içinin acısıyla kendini bırakışı gibi, ben de uzanıp yatağıma, bırakmak istedim kendimi. Artık hep aynı şeyi anlattığımı düşünüyorum, ama ben hep aynı şeyim zaten. Boynumuza bağlı bu ilmekle, bir hayat çemberinde daireler çizerek, ve çekildikçe ipimiz, ilmeğimiz çekildikçe, her an daha da yaklaşırız nihayetimize, ve nihayetimiz bize defalarca anlatılmış olsa da, yine de coşkuyla, yoksa bazen bir alışkanlıktan mı, yaşamaya devam ederiz. Başka ne yapabiliriz ki? Kitabı rafa yerleştirdim ve diğer kitaplarıma baktım: neden aylardır Çehov okuyamıyorum? Arkadaşlarımın hediyeleri beni bekliyor, ama içim isteksiz, Bu loş ışıkta, Zeki Müren'in altmış sene önceki sesini dinleyerek uzandım yatağıma. Annem de ben de artık Dodi'nin ölümüne hazırlanıyoruz. Onu düşündüğümde hemen gözlerim doluyor. Aşinayım, elbette, ilk kez değil ölüm, benim hayatım da hepimizin hayatı gibi, nice ölüyle dolu. Yine de onu düşününce gözlerim daha hızlı doluyor, masum, mazlum varlığının kaderinden bihaber yaşamaya çabalaması ve inatla hayatı tırmalaması, rengi solmuş, bahtsız bedeninin cılızlığındaki çaresizlik hemen gözlerimi dolduruyor. Onu kucaklayıp kulağına seni herkesten çok seviyorum diyorum, arada sanki anlamış gibi gözlerime bakıyor, aşinayız, sen de beni seviyorsun, ama sonra kayboluyor o his, ve yabancılık çöküyor aramıza; ışık loş, oda sessiz, bir zeki müren, bir klavye sesi. Hayatım boyu, yani artık kırk altıncı yaşıma doğru yol alırken, düşününce, şöyle geriye bakıp, Gabriel'i her zaman
ÖlülerJames Joyce · Alakarga Sanat Yayınları · 2012557 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2017 46. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mart 2017 18:50
kitap, başlarda, verilen bir dans partisindeki insanların ilişkilerini anlatıyor.açık söyleyeyim bu bölümler bana biraz sıkıcı geldi.sonlara doğru geçmişten gelen dramatik bir hikaye ortaya çıkıyor ve kitabın esas teması da bu hikaye kaynaklı olarak kendini gösteriyor.
ÖlülerJames Joyce · Alakarga Sanat Yayınları · 2012557 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2020 13. kitabı
Ne kadar nahif bir kitaptı, kar betimlemesine ayrıca bayıldım. Son sayfalarda da hüznü ince ince işliyor... Gerçekten ruhuma dokunan bir kitaptı diyebilirim.
ÖlülerJames Joyce · Alakarga Sanat Yayınları · 2012557 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2022 60. kitabı
Sıkıcılık seviyesi az olan modern kısa hikaye :d joyce'un okuduğum ilk eseri. Modernizm'in İngiliz edebiyatında kurucu isimlerden yazar ve bence Woolf'un hikayelerinden daha başarılı, vıcık vıcık psikolojinin yanı sıra okuyucuyu içine çekebiliyor hikaye. Ben beğendim.
Edebiyat
ÖlülerJames Joyce · Alakarga Sanat Yayınları · 2012557 okunma

Yazar Hakkında

James JoyceYazar · 25 kitap
James Augustine Aloysius Joyce (1882 - 1941) İrlandalı yazar. Katolik bir ailedendi. Dublin Üniversitesinde çağdaş dilleri öğrendi (1902). Özellikle karşılaştırmalı dil bilgisiyle ilgilenerek sağlam bir kültüre sahip oldu. Tıp öğrenimi için Paris'e gitti, bir yıl sonra Dublin'e döndü. Bir müddet ders verdi. 1904'te tekrar Avrupa'ya geçti. Bir süre Paris'te kaldıktan sonra İtalya'nın Trieste şehrine yerleşti (1906). Trieste'de İngilizce dersleri vererek geçimini sağladı. 1907'de şiirleri yayınlandı: Chamber Music (Oda müziği). 1914'da hikayelerini topladığı Dublinliler'i Londra'da çıkardı. Asıl ününü romanlarıyla sağladı. Şair Ezra Paund'un yardımıyla ilk romanı Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi, The Egoist dergisinde tefrika edildi, 1916'da da kitaplaştırıldı. Ulysses'i de tefrika edilmeye başladıktan sonra 1922'de tamamladı. Joyce'un bu eseri dizgi yanlışlarıyla doluydu. Aslına uygun yeni baskısı ancak 1984'te yapıldı. Hemen bütün eserlerinde doğup büyüdüğü Dublin'i merkez alır. Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi'inde kendi hayatını konu edinen yazar, altmış kadar dilden aldığı unsurları birleştirerek yazdığı son romanı Finnegan Akşamları'nda (1939) aile fertlerinin bir gecede gördükleri rüyaları anlatır. Joyce, zor anlaşılan bir yazar olarak bilinir.