Adı:
Dublinliler
Baskı tarihi:
Nisan 2015
Sayfa sayısı:
276
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750517303
Kitabın türü:
Çeviri:
Murat Belge
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Murat Belge çevirisi ve önsözüyle,
Robert S. Ryf'in sonsözüyle,
Yazar ve dönem kronolojisiyle,

Joyce, Dublin'in yaramaz çocuklarının, sokak müzisyenlerinin, siyasetçilerinin, rahiplerinin ve bu şehirden kaçmak isteyenlerle kaçamayanların hikâyelerini anlatıyor. Dublinliler'de Joyce sarsılmayan bir gerçekçilikle, doğduğu ve büyüdüğü Dublin'de yüzyıl sonunda yaşamdan kesitleribize sunuyor. 1905 yılında tamamladığı bu hikâye derlemesi konu aldığı hayatlar ve kullandığı dil yüzünden İrlanda'da ve İngiltere'de yayınevlerince ahlâka aykırı bulunup kabul edilmemiş, yayımlanması, ilk romanı Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi'yle aynı zamanı bulmuştu. Joyce bir ölümle başlayan ve "Ölüler" ile sona eren on beş hikâyesinde şehrin farklı katmanlarında gezinmekle kalmıyor, aynı zamanda şehrini ve İrlanda'yı özetleyen manevi felç, pişmanlık ve iki arada kalmışlık gibi hisleri de bu kitabın her bir satırına işliyor.

"Dublinliler'in sakinleri için 'kolonize edilmiş' tanımını kullanmak basit kaçar; siyasi özerkliği olmayan bir ülkede, güç bela yaşadıkları kamu alanının nasıl tahrip edilmiş olduğunu göz ardı edemeyiz."
-Colm Tóibin-
(Tanıtım Bülteninden)
JAMES JOYCE / Dublinliler

İletişim Yayınları 1. Basım
Çeviri Murat Belde 232 sayfa


James Joyce yapılan bir araştırmada en zor okunan yazarlar arasında yer alıyor kendisi. Dublinliler Murat belde nin çevirisi ve önsözü olmasa , acaba ne kadar anlaşılırdı o da tartışılır. Öncelikle Murat Belde kitabın içine girmiş ve oldukça sevmiş kitabı ve okura kitabı çevirmekle kalmamış , sorgulama noktalarını da sunmuş ön sözünde. 15 hikayeden oluşan kitap . Hikayeler kısa kısa olsa da okurun üzerinde oldukça ağırlık bırakıyor. Bu ağırlık yazarın anlatmak istediğini direk gözüne sokmak yerine , küçük ince nüanslarla yapıyor oluşu. Hikayeyi okuyorsun... öylesine.. diyorsun. Sonra tekrar okuyorsun için açıyor. İrlanda halkının dini ve töresel bağlarını , yoksunluk ve yoksulluklarını , ait olamama duygularını ve arada kalmışlıklıklarını James Joyce çok hoş bir şekilde ifade etmiş. Her öyküde insani duyguların sorgulanışı , Özelikle Eveline öyküsünde gitmekle kalmak arasında gidip gelen genç kızın duygu dünyası ve korkuları yüzünden hapishanesinde yaşamaya devam edişi , seçimini bildiği , gördüğü , ve sonunu tahmin ettiği yaşamdan yana kullanışı . Beni etkileyen öykülerden birisidir. Gitme hayalleri kuran ve ruhunun her zerresiyle prangalarından kurtulamayan bir kız . Tanıdık bir öykü ... Ölüler öyküsüde beni en az diğer öyküler kadar etkilemiş bir öyküdür. İçinde ince duyguların acı serzenizlerin olduğu tüm öyküler gibi.

Genel anlamda Dublinliler Murat Beldenin iyi çevirisi ve ön sözü sayesinde okura daha anlamlı gelen bir kitap. Üzerimde oldukça ağır duygular bıraktığını söyleyebilirim.İrlanda halkını kendi toplumumumla kıyasladıkça acılar ve dini baskılar ve geleneksel prangalar açısından başa baş diyebilirim. James Joyce halkına dair güzel bir anlatımı olan hikayelerden oluşan lakin geleneksel yapıyı , dini , insanların üzerinde ki düşünsel esareti iyi anlatma adına gerçek bir eser ortaya koymuş . James Joyce Türk topraklarında yaşamış bir yazar olsaydı , sanırım 1500 tane hikaye oluşturabilecek sorgulama noktası bulabilirmiş ülkemizde , kitabı okurken uzun uzun bunu düşündüm. 100 yıl önce yazılmasına rağmen hala geçerliliği olan bir kitap.
James Joyce'un büyük eseri Ulysses'i okumadan önce, okunması gereken bir kitap Dublinliler.. Kitap, Dublinlilerin yaşantısına ait farklı görüntüler sunuyor. Hikayelerde merak öğesi hiç yok. Farklı bir giriş fakat sıradan bir bitiş.. Ancak üslup çok güzel..Konudan ziyade üslup zihninizi esir alıyor..
meğer ulysses önyargım yüzünden mesafeli durduğum james joyce en sevdiğim öykü anlatma tekniğinin mucidiymiş: hikayeye herhangi bir yerinden giriş yaparak başlama ve bittiğinde ardında neticeyi değil, sızıyı bırakma. bence öyküler murat belge'nin söylediği gibi tutsaklık temasında değil, tutsaklığa direnme/boyun eğme noktasında birleşiyor ve dublinli olmayı değil, daha evrensel bir bakış açısını sunuyor. bunu biliyorum, çünkü eveline benim.
Kitaba verdiğim puan ve yarıda bırakma kısmı çelişkili fakat James Joyse'un güzel yazının yanında verdiği sıkıcı konular beni pek cezbetmedi. Ama James'in başka eserlerini okumak isterim. Geriye dönüp baktığımda içindeki hikayelerin kurguları aklımda kaldığını fark ettim ayrıca. Ama hala devam edip okuyacağımı sanmıyorum.
Bir Kutu Kitap tarafından gönderilen kitaplardan Dublinliler. Yazarın 22 yaşında kaleme aldığı bir kitap. Dublinliler'i okuduktan sonra James Joyce'un Ulysses kitabını da okumak şart oldu.
Kitabı okuyunca Dublin'e ait tüm cadde, sokak, bar, ata sözü ne varsa hepsini öğreneceksiniz. hikayeler arasında sezdirmeden yapılmış bağlantılar hoşuma gitti.
Keyifli okumalarınız olsun dostlar..
Bir kutu kitap sayesinde elime ulaşan Dublinliler, öykülerden oluşan bir klasik. James Joyse'un okuduğum ilk kitabı ve yazarın anlatım tarzını yakalarken 3-4 hikayeyi geride bırakmış oluyorsunuz. Pek çok hikaye kitap bittikten sonra aklımda kalmadı ancak okurken fazlasıyla keyif aldım. Hikayeler içerisinde geçen karakterler James Joyse'un farklı kitaplarından izler de taşıdığını editörün notlarıyla da öğrenmiş oluyorsunuz.
James Joyce kitabı okumak farklı bir deneyim. Mesela Dublinliler'i okumaya başladığımda ilk hikayeyi okuduktan sonra bu neydi şimdi ne okudum ben dedim belki ikinci hikayede birşeyler olur derken 3,4 ,... devam etti kısa kısa öykülerdi. Gayet akıcı güzel hikayelerdi. James Joyce bu kitabı 22 yaşında yazmış. Dublin halkının yaşam tarzları, psikolojik sorunları, maddi, manevi tutumları, hayata bakış açıları, toplumsal çöküş ve yozlaşma gibi sorunları içeren konuları ele almış.
Bunu öğrendikten sonra kitabı okumaya devam ettiğim de daha güzel okuduğumu düşünüyorum.
Farklı bir tarz olan bir kitap yani mutlaka bir sona bağlanmalı bir hikaye düşüncesi dışında okuduğundan ne anlarsan anla diyor yazar ve hikayesi bir yerde bitiyor o son olmasa da (;
Tavsiye ederim.
Çok fazla övülmesine rağmen çok da beğenmediğim kitaplar arasına girdi. Ama okumaya değer mi değer... Çeşitli öykülerle karışık bir kitap... Bir anda eski Dublinli olup çıkabilirsiniz.
İrlanda’ya, İrlanda’nın Birleşik Krallık ve Özellikle İngiltere’nin baskısına dair yönetiminin tutumundan ziyade, halkın bakış açısını ve durumunu yansıtır bu kısa hikaye ve öykü dizisinde Joyce.

Bu dizideki karakterlerin pek çoğunu, yazarın en büyük eseri olan Ulysses’te tekrar görürüz. Hepsi Dublin’de yaşayan bu karakterler, bulundukları siyasi güçlüklerin içerisinde gittikçe zorlaşan hayatlarıyla betimlenirler.

Joyce, esprilerden muaf bu sert hikayeleriyle Dublinlileri çarpıcı bir şekilde eleştirmiştir. Bazen şanssızlıklarını, çaresizliklerini ama en çok da umursamazlıklarını. Usta yazarın şehrini epey sevdiğini biliyoruz, sözleri yapıcı ve yıkıcı olmakla beraber incitmiş hemşerilerini uzun süre. Joyce ve Dublin arasında bir aşk-nefret ilişkisi söz konusudur. Kırmızı, serin ve güzel şehir Dublin’in sokaklarında Joyce heykelleri ile, ismi verilmiş sokak ve caddeler ile karşılaşabilirsiniz. Bu heykeller üstadın görse yıkılacağı cinsten de olabilir, ismi verilen sokakta eskiden sadece genelev de bulunuyor olabilir. Sonra da karşınıza kusursuz bir Joyce müzesi çıkıverir.

Dublinliler yazarı, yazar da Dublinlileri üzmüş ve sevmiştir. Bu eser ile tüm bu karmaşık duygulara tanık olunabilir, dili akıcı ve kültüre, döneme dair merak uyandırıcı cinsten olan bu hikaye dizisini okumak, Ulysses’i okumaya karar verirseniz size epey yardımcı olacaktır.

Zira Ulysses’i okumak çıkan her yardımı değerlendirmek isteyebilirsiniz, en azından ben çok ihtiyaç duydum.
Anlaşılması güç bir eser lakin ne anlattığına dair hicbir şey bilmiyorum 80 kusur sayfaya geldim ama öykülerindeki kurgulara hakim olmak o kadar zor ki ne anlatıyor nasıl betimlerle birleşiyor James joyce okumak müthiş bende ilk sayfalarındaki hikâyeleri beğenerek okudum ama kesin soylemekte fayda var.Benbbu kitapta sadece James joyce'un izdoraplarindan başka herhangi bir şey bulamadım ama ben umutla bu kitabi devam edecekken yine anlaşılmayan bir hikâyeyle de karşıma çıkıyor.Franz Kafka desem Franz Kafka hikâyeleri anlaşılıyor dostoyevski desem anlaşılıyor anladım bu marquez tarzında yazılmış bir eser bende marquezi okuduğunda yüzyıllık yanlışlığı hicbir şey anlamamistim bu kitaptan da bir şey anlamadım felsefeciler bu kitabi incelesin buradan çağrı yapıyorum.
Bu kitaptan önce de İrlanda kültürüne sempatim vardı. Okuduktan sonra aşığı oldum. O kadar güzel anlatmış ki Dublin'i, kendimi gerçekten orda hissettim. Kitaptaki cadde, sokak, şahıs isimlerinin gerçek olması da Joyce un farkını ortaya koyuyor. Ulysses'te görüşmek üzere
(zorda olsa)
Üzücü bir olay, ölüler en sevmiş olduklarımdı. Diğerlerinide beğendim çok heyecanlı bir kitap değil fakat tasvirler olsun, olay örgüsü esnasında dublinli oluyorsunuz. İletişim yayınlarınından çıkan baskıyı okudum baskı kaliteside yerindeydi. Siteye onunda eklenmesi şart.
O adam üç paraya satar vatanını, evet sonra da diz çöküp Allah'ına şükreder.
James Joyce
Sayfa 114 - İletişim Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dublinliler
Baskı tarihi:
Nisan 2015
Sayfa sayısı:
276
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750517303
Kitabın türü:
Çeviri:
Murat Belge
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Murat Belge çevirisi ve önsözüyle,
Robert S. Ryf'in sonsözüyle,
Yazar ve dönem kronolojisiyle,

Joyce, Dublin'in yaramaz çocuklarının, sokak müzisyenlerinin, siyasetçilerinin, rahiplerinin ve bu şehirden kaçmak isteyenlerle kaçamayanların hikâyelerini anlatıyor. Dublinliler'de Joyce sarsılmayan bir gerçekçilikle, doğduğu ve büyüdüğü Dublin'de yüzyıl sonunda yaşamdan kesitleribize sunuyor. 1905 yılında tamamladığı bu hikâye derlemesi konu aldığı hayatlar ve kullandığı dil yüzünden İrlanda'da ve İngiltere'de yayınevlerince ahlâka aykırı bulunup kabul edilmemiş, yayımlanması, ilk romanı Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi'yle aynı zamanı bulmuştu. Joyce bir ölümle başlayan ve "Ölüler" ile sona eren on beş hikâyesinde şehrin farklı katmanlarında gezinmekle kalmıyor, aynı zamanda şehrini ve İrlanda'yı özetleyen manevi felç, pişmanlık ve iki arada kalmışlık gibi hisleri de bu kitabın her bir satırına işliyor.

"Dublinliler'in sakinleri için 'kolonize edilmiş' tanımını kullanmak basit kaçar; siyasi özerkliği olmayan bir ülkede, güç bela yaşadıkları kamu alanının nasıl tahrip edilmiş olduğunu göz ardı edemeyiz."
-Colm Tóibin-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 194 okur

  • Hakan
  • Mazlum Kaplan
  • M
  • Xibalba
  • Yasemin Gür
  • Riggy
  • kedim canım
  • Fatih G.
  • Cihat
  • Kitap Odası

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.1
14-17 Yaş
%3.2
18-24 Yaş
%20
25-34 Yaş
%40
35-44 Yaş
%26.3
45-54 Yaş
%7.4
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%2.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%48.7
Erkek
%51.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%23.8 (19)
9
%18.8 (15)
8
%23.8 (19)
7
%21.3 (17)
6
%7.5 (6)
5
%2.5 (2)
4
%0
3
%1.3 (1)
2
%0
1
%1.3 (1)