Adı:
Dublinliler
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
285
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054849987
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Aylak Adam Yayınları
Baskılar:
Dublinliler
Dublinliler
Dublinliler
Dublinliler
Dublinliler
Dublinliler
Joyce ilk önemli yapıtı olan Dublinliler'i kaleme almaya başladığında henüz yirmi iki yaşındaydı. Kentin yoksullarının canlı bir portresini sunması ve onların "kaba saba" dillerini kendi edebiyatının ögelerinden biri haline getirmesi kitabı yayımlatmasını geciktirse de, 1914'ten itibaren Dublin artık eski Dublin olmaktan çıkmıştı. Bozguna uğramış yaşamların gözünü budaktan sakınmayan bir gerçekçilikle kaleme alınışı ve toplumsal çöküş, cinsel arzu, istismar, yozlaşma gibi konuların dile getirilmesi Joyce'un insanlık durumunu emsalsiz bir gözlemle aktarmasını sağlıyordu. Dublinliler'in yeni çevirisini ilk defa yayımlanışının 100. yılında sizlere sunmaktan mutluluk duyuyoruz.
276 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
James Joyce'un büyük eseri Ulysses'i okumadan önce, okunması gereken bir kitap Dublinliler.. Kitap, Dublinlilerin yaşantısına ait farklı görüntüler sunuyor. Hikayelerde merak öğesi hiç yok. Farklı bir giriş fakat sıradan bir bitiş.. Ancak üslup çok güzel..Konudan ziyade üslup zihninizi esir alıyor..
276 syf.
·5 günde
Ruhu yavaşça bayılır gibi oldu işitince karın hafifçe yağdığını evren boyunca ve yağdığını hafifçe, nihaî sonlarının inişi gibi, bütün yaşayanların ve ölülerin üzerine.

Kitap,James Joyce’un bütün hikâyelerinin toplandığı 15 adet kısa hikâyelerden oluşuyor. Hikayeler birbirleriyle tematik olarak bağlantılı, Hikayelerin hepsi ayrı ayrı okunabileceği gibi bir bütün olarak okunduğu zaman bir roman tadı veriyor ve kafada ki etkileyiciliği de artıyor.

Hikayelerin genel teması acı ve karamsarlık çemberine düşmüş,yaşarken ölü olan Dublin halkının yaşam ve ölü gibi manevi düşüncelerini içeriyor.

Ulysses'e başlamadan önce hazırlık amaçlı okuduğum Dublinliler'i çok beğendim. Ama bana göre hemen okunup bitirebilecek bir kitap değil yavaşça ve üzerinde kafa yorarak okuduğunuz zaman hikayelerden daha çok keyif alabilir ve bir Dublin'li olarak çıkabilirsiniz.
Keyifli okumalar dilerim..
276 syf.
meğer ulysses önyargım yüzünden mesafeli durduğum james joyce en sevdiğim öykü anlatma tekniğinin mucidiymiş: hikayeye herhangi bir yerinden giriş yaparak başlama ve bittiğinde ardında neticeyi değil, sızıyı bırakma. bence öyküler murat belge'nin söylediği gibi tutsaklık temasında değil, tutsaklığa direnme/boyun eğme noktasında birleşiyor ve dublinli olmayı değil, daha evrensel bir bakış açısını sunuyor. bunu biliyorum, çünkü eveline benim.
285 syf.
·5 günde·Beğendi·7/10
Bir kutu kitap sayesinde elime ulaşan Dublinliler, öykülerden oluşan bir klasik. James Joyse'un okuduğum ilk kitabı ve yazarın anlatım tarzını yakalarken 3-4 hikayeyi geride bırakmış oluyorsunuz. Pek çok hikaye kitap bittikten sonra aklımda kalmadı ancak okurken fazlasıyla keyif aldım. Hikayeler içerisinde geçen karakterler James Joyse'un farklı kitaplarından izler de taşıdığını editörün notlarıyla da öğrenmiş oluyorsunuz.
276 syf.
·Beğendi·9/10
James Joyce kitabı okumak farklı bir deneyim. Mesela Dublinliler'i okumaya başladığımda ilk hikayeyi okuduktan sonra bu neydi şimdi ne okudum ben dedim belki ikinci hikayede birşeyler olur derken 3,4 ,... devam etti kısa kısa öykülerdi. Gayet akıcı güzel hikayelerdi. James Joyce bu kitabı 22 yaşında yazmış. Dublin halkının yaşam tarzları, psikolojik sorunları, maddi, manevi tutumları, hayata bakış açıları, toplumsal çöküş ve yozlaşma gibi sorunları içeren konuları ele almış.
Bunu öğrendikten sonra kitabı okumaya devam ettiğim de daha güzel okuduğumu düşünüyorum.
Farklı bir tarz olan bir kitap yani mutlaka bir sona bağlanmalı bir hikaye düşüncesi dışında okuduğundan ne anlarsan anla diyor yazar ve hikayesi bir yerde bitiyor o son olmasa da (;
Tavsiye ederim.
218 syf.
·26 günde·Beğendi
Yazari Ulysses kitabı ile tanımış olsam da ilk olarak hikâyelerini topladığı Dublinlileri okumaya karar verdim zira Ulysses kitabını okumak ve anlamak için hem yazarı hem yazım tekniği olan "bilinç akışı" ni kavramam gerekiyordu.

Günlük olayları, sıradan hikâyeleri kitap haline getirerek aslında her olayın güçlü bir anlatım şekliyle yazılabilecegini göstermiştir. Şair yönü güçlü olan yazar kullandığı teknik ile de okuyucuyu adeta ruhu ile kavramakta hikâyelerindeki her bir kahramanla duygusal bir bağ kurmaya sizi zorlamaktadır.

Kitapta çoğu zaman iç seslerin konuşmasına karakterin kendini muhasebe edişine hayallerine dalmasina yer verilmiştir. Herhangi bir mantık sırası gözetmeksizin iç konuşmalar karmaşık gibi görünse de bana çok olağan geldi diyebilirim. Belki de çok fazla tecrübe ettiğim bir eylem olduğu içindir.

Yazarı bu kitabı ile tanıdığıma çok mutlu oldum. Zira James Joyse için okuduğum tüm makalelerde ve yorumlarda anlaşılmazlıgindan yazım tekniğinin karmaşıklığından ve uzun derin cümlelerinden bahsedilmişti. Açıkçası gözüm korkmadı değil lakin hiç düşündüğüm gibi olmadı. Kitabın derinliği ve sıradan olaylarin dahi olağanüstü kurgular gibi anlatilabileceğini sıradan zannettiğimiz her şeyin "mucize" gibi yaşanabilecegini yazar bize net olarak göstermiştir.

İlham aldığı İlyada Destanı yazarda büyük etkiler bırakmıştır ki yazdigi her kitabı destanlasmis, post modern hayatın tükemedigi kendine has üslubu ile kendi türünde önemli eserler arasında kalmaya devam etmiştir.

Yazarı ve eserlerini anlamam ve kavramak tabiki bir kaç cümle anlatılacak kadar kolay değildir lakin söylendiği kadar zor olamadığıni da söylemek istiyorum. Sanırım yazarı anlamak için daha çok okumak ve cümlelerinin derinliğine inebilmek gerekiyor.

Keyifli okumalar...
Kitaba verdiğim puan ve yarıda bırakma kısmı çelişkili fakat James Joyse'un güzel yazının yanında verdiği sıkıcı konular beni pek cezbetmedi. Ama James'in başka eserlerini okumak isterim. Geriye dönüp baktığımda içindeki hikayelerin kurguları aklımda kaldığını fark ettim ayrıca. Ama hala devam edip okuyacağımı sanmıyorum.
276 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Bir Kutu Kitap tarafından gönderilen kitaplardan Dublinliler. Yazarın 22 yaşında kaleme aldığı bir kitap. Dublinliler'i okuduktan sonra James Joyce'un Ulysses kitabını da okumak şart oldu.
Kitabı okuyunca Dublin'e ait tüm cadde, sokak, bar, ata sözü ne varsa hepsini öğreneceksiniz. hikayeler arasında sezdirmeden yapılmış bağlantılar hoşuma gitti.
Keyifli okumalarınız olsun dostlar..
276 syf.
·6/10
Çok fazla övülmesine rağmen çok da beğenmediğim kitaplar arasına girdi. Ama okumaya değer mi değer... Çeşitli öykülerle karışık bir kitap... Bir anda eski Dublinli olup çıkabilirsiniz.
276 syf.
·3 günde·7/10
Bay Joyce ile yıldızımız barışmayacak anlaşılan. Ulysses ile çıktığım yolculuktan ilk sapakta ayrıldım, yanlış dönemde okuduğumu düşünmüştüm. Ancak şimdi, en sevilen kitabı olan Dublinliler'i bitirdiğimde bile, benim için hâlâ anlaşılmaz olduğunu itiraf edebiliyorum. Kısa öykülerin yer aldığı bu kitabı neden sevemediğimi şöyle anlatmak isterim ki, sonuca ulaşmayan şeyler bana hitap etmez pek. Haydi bir iki öykü havada kalsa neyse (çünkü hayatta her şey sonuca ulaşmıyor ama idare ediyoruz), ama neredeyse bütün öyküler en can alıcı noktada bırakılmış olunca... İçerik ya da dil olarak söyleyebileceğim hiçbir söz yok, muhteşem. Hikayelerin başlangıcı ve ilerleyişi de tam anlamıyla harika. Fakat okurun tam "Ee, sonra n'oluyor?" dediği noktada öykü bitiyor. Böyle farklı bir tarzı olduğu için de, James Beyamca'yı pek sevemiyorum işte. Yine de okunması gereken kitaplardan mı? Kesinlikle, evet! Tavsiyemdir. =)
Anlaşılması güç bir eser lakin ne anlattığına dair hicbir şey bilmiyorum 80 kusur sayfaya geldim ama öykülerindeki kurgulara hakim olmak o kadar zor ki ne anlatıyor nasıl betimlerle birleşiyor James joyce okumak müthiş bende ilk sayfalarındaki hikâyeleri beğenerek okudum ama kesin soylemekte fayda var.Benbbu kitapta sadece James joyce'un izdoraplarindan başka herhangi bir şey bulamadım ama ben umutla bu kitabi devam edecekken yine anlaşılmayan bir hikâyeyle de karşıma çıkıyor.Franz Kafka desem Franz Kafka hikâyeleri anlaşılıyor dostoyevski desem anlaşılıyor anladım bu marquez tarzında yazılmış bir eser bende marquezi okuduğunda yüzyıllık yanlışlığı hicbir şey anlamamistim bu kitaptan da bir şey anlamadım felsefeciler bu kitabi incelesin buradan çağrı yapıyorum.
276 syf.
·Beğendi·10/10
Epeyden beri gözümü korkutan "Ulysses" okuması öncesi girizgâh nev'inden "Dublinliler" ile James Joyce'a merhaba demiş bulunuyorum. Dublinliler J. Joyce'un bütün hikayelerinin -ki hepi topu 15 tane- toplandığı yayımlanmış ilk kitabı.
️Hikayeler biçimsel bakımdan döneminin abartısız 1 asır önünde.. Joyce, şimdiki hikayecilerin yapmaya çalıştığını yıllar yıllaaar evvel yapmış. Hatta denebilir ki öyküye getirdiği bu yeni soluk kendine has bir damar açarak farklı coğrafyalarda yaşayan birçok kişi tarafından taklit edilmiş..
️Hikayeler tek tek müstakillen okunabileceği gibi M.Belge'nin de dediği gibi "Dublinli olma" ana teması altında birbiriyle ilintili bir roman gibi okumaya da müsait..
️Tema olarak ise Dublinde yaşayan toplumun farklı kesimlerine ait birçok kişinin adeta üzerine bir ağ atılmışçasına kentten kopamayışları, gidemeyişleri, manevî felç ile malûl olmaları, pişmanlık ve iki arada kalmışlık gibi hisler sade, yalın ama derin sembolik anıştırmalarla işleniyor..
️Tavsiyemdir..Ve evet..Hoşbulduk Sevgili J. Joyce
Manzarayı seyrederek hayatı düşündü; ve (hayat üstüne düşününce hep olduğu gibi) hüzünlendi. Yumuşak bir melankoli kapladı içini. Kadere karşı mücadelenin boşunalığını duydu, çünkü bunca çağdan ona miras kalan bilgelik yükü buydu.
O adam üç paraya satar vatanını, evet sonra da diz çöküp Allah'ına şükreder.
James Joyce
Sayfa 114 - İletişim Yayınları
Hafifçe içini çekti, “Ah, ah!” dedi. “Allah
biliyor ya, yapılabilecek her şeyi yaptık.”
James Joyce
İletişim Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dublinliler
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
285
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054849987
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Aylak Adam Yayınları
Baskılar:
Dublinliler
Dublinliler
Dublinliler
Dublinliler
Dublinliler
Dublinliler
Joyce ilk önemli yapıtı olan Dublinliler'i kaleme almaya başladığında henüz yirmi iki yaşındaydı. Kentin yoksullarının canlı bir portresini sunması ve onların "kaba saba" dillerini kendi edebiyatının ögelerinden biri haline getirmesi kitabı yayımlatmasını geciktirse de, 1914'ten itibaren Dublin artık eski Dublin olmaktan çıkmıştı. Bozguna uğramış yaşamların gözünü budaktan sakınmayan bir gerçekçilikle kaleme alınışı ve toplumsal çöküş, cinsel arzu, istismar, yozlaşma gibi konuların dile getirilmesi Joyce'un insanlık durumunu emsalsiz bir gözlemle aktarmasını sağlıyordu. Dublinliler'in yeni çevirisini ilk defa yayımlanışının 100. yılında sizlere sunmaktan mutluluk duyuyoruz.

Kitabı okuyanlar 339 okur

  • Erkan ÖZTÜRK
  • Sinem Akgün
  • Mihriban Çobanyıldız
  • Melis
  • Fatma
  • ÖZKAN TURHAN
  • Alper Kanık
  • Serenay Gadış
  • SENA YILDIRIM
  • Ali Can Avşar

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0.8 (1)
6
%0
5
%1.5 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları