Ölüler

James Joyce
Çevirmen:
Bilge Makas
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2023 20. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mart 2023 20:34
Joyce Külliyatı #2 James Joyce'un 1914 yılında yayımladığı DublinlilerDublinliler isimli kitap için yazmış olduğu son uzun öyküdür #k:6157. Bir hikaye-öykü kitabı için oldukça uzun olan (15 bin kelime) bu öykü, daha sonra novella türüyle ayrı bir kitap olarak basılmıştır. Bir önceki okumuş olduğum Joyce'un biyografi eserinde https://1000kitap.com/gonderi/201329932 Joyce hakkında genel bilgiler edinmiştim, bu novella eserde ise Joyce'un yaratmış oluğu her karakteri aslında kendi kişiliğinin birer yansıması, izdüşümü olarak kaleme alması beni oldukça şaşırttı. Kısaca hikayeden bahsetmek gerekirse; Morkan kardeşlerin evlerinde geleneksel dans ve yemek partisi için çağırmış olduğu yakın arkadaşları ve teyzeleri arasında geçiyor hikaye. Kitabın dili yalın ve sade, konu Joyce olunca insan ister istemez çekinerek başlayabilir benim gibi ancak sayfa sayısının da az olması sebebi ile bir oturuşta bitirirsiniz. 80 sayfa boyunca noel akşamı Morkan kardeşlerin evinde verdiği dans ve yemek partisi ile geçiyor hikaye. Bir de ana karakterimiz var, Gabriel Conroy, yani Joyce'un bizzat kendisi. Gabriel'in Joyce olduğunu hemen şuradan anlayabilirsiniz, İrlanda milliyetçiliği hakkındaki görüşleri, yazmış olduğu kitabın yayımlanmaması üzerine başka bir ülkeye gidip yeni bir hayat kurma çabası ve daha önemlisi Gabriel'in eşi Gretta'nın on yedi yaşındaki sevgilisini hiçbir zaman unutamadığını ve onun ölmesinden kendisinin sorumlu olduğunu anlatmasından anlayabilirsiniz. Çünkü Joyce'un eşi Nora'da kendisini başka bir erkekle aldatmış, daha sonra bunu yakın bir arkadaşından öğrenmişti. Hikayede ki bir diğer karakter ise Patrick Morkan, yani Gabriel'in babası. Joyce bu karakteri de yazarken babasından ilham almış, aynı argo konuşmalar, ailesi hakkında hiçbir sorumluluğunu yerine getirmemesi yazarın kendi
Edebiyat
ÖlülerJames Joyce · Alakarga Sanat Yayınları · 2012557 okunma
Puan vermedi·64 syf.·
2018 11. kitabı
“Ölüler,” Herkes gibi dünyada ayakta durmak için didinen, kaybettiğinde üzülen, kazandığında böbürlenen, hırsların pençesinden kurtulamayan, çıkarı uğruna ihanet eden, umut aşılayan, parayı put yapan, milyarlarca insan-ı beşer… Bir zamanlar herkes gibi dünyada soluyarak sonunda toprağa karışarak eriyen 110 milyar insan. Gömütlüklerde birbirine karışan yığınların arkasında onların da bir zamanlar tattıkları, gördükleri, izledikleri ve pişman oldukları şeylerin aynı versiyonlarını tekrar ederek unutulan bilinçsizler ordusu tüm zamanlardan fazla iken bugün, insan dönüp de geri baktığında aynı insan olarak kalabilmesi nasıl mümkün olabilir?... Geride kalanlar zordur her zaman. Ya unutulur ya kemirir insanı. Geçmişi, acısıyla sevinciyle bir film şeridi gibi gözler önüne seren hayat, adaletli değildir her zaman ve eşit şartlar sunmaz herkese. Günlerin monotonluğundan sıkılarak hareketsiz kalır kimi. ‘An’ı yaşama prangasından kurtulamayarak ‘dünyaya bir kere geldik’ avareliğine kapılır umutsuzca. Kimi ise geçmişe saplanır. Proust’un şu an yaşayan taze ben’iyle geçmişteki asıl ‘ben’lerini süzgeçten geçirir, bilinçaltına aksedilen kötü anılar hatırlandıkça dramatikleşerek durdurur zamanı, yine o eski ‘ben’lere ve eski hadiselere, olaylara, karakterlere yolculuk yaptırır o kutlu kişiyi. Asla geri getiremeyeceğimiz, telafisi olmayan birtakım şeyler vardır. Bunlardan en önemlisi hepimizin gerçeği olan ölüm. Bir gerçek ki hayat ölümlerden ibaret. Her gün doğan yüz binlerce can, ve bir o kadar solan, unutulan, hiç olan ölümler. “İnsan, ölümlerin ağırlığı yüzünden ölüyor.” der Canetti. Var olacak bir döngünün içerisinde bazen sürprizle gelen, bazen ani olan ama herkesin aynı yere vardığı o nokta. O nokta, hayatında yapmak istedikleri şeyler için adım atmamış, itibar korkusuyla
ÖlülerJames Joyce · Alakarga Sanat Yayınları · 2012557 okunma
10/10
·64 syf.··
2017 16. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2017 21:14
'Ölüler'i bir kez daha okudum. İçim yine kederle dolup taştı. Ağlamak istemedim, aşinayım ne de olsa Gabriel'in hikâyesine, ama yok, son sayfalarda yine ağlıyordum usul usul, ağlıyordum ve gözlerimin gerisinde hareket ediyordu bütün hayallerim, aynen Gretta'nın Michael Furey'i hatırlaması gibi, ve aynen içinin acısıyla kendini bırakışı gibi, ben de uzanıp yatağıma, bırakmak istedim kendimi. Artık hep aynı şeyi anlattığımı düşünüyorum, ama ben hep aynı şeyim zaten. Boynumuza bağlı bu ilmekle, bir hayat çemberinde daireler çizerek, ve çekildikçe ipimiz, ilmeğimiz çekildikçe, her an daha da yaklaşırız nihayetimize, ve nihayetimiz bize defalarca anlatılmış olsa da, yine de coşkuyla, yoksa bazen bir alışkanlıktan mı, yaşamaya devam ederiz. Başka ne yapabiliriz ki? Kitabı rafa yerleştirdim ve diğer kitaplarıma baktım: neden aylardır Çehov okuyamıyorum? Arkadaşlarımın hediyeleri beni bekliyor, ama içim isteksiz, Bu loş ışıkta, Zeki Müren'in altmış sene önceki sesini dinleyerek uzandım yatağıma. Annem de ben de artık Dodi'nin ölümüne hazırlanıyoruz. Onu düşündüğümde hemen gözlerim doluyor. Aşinayım, elbette, ilk kez değil ölüm, benim hayatım da hepimizin hayatı gibi, nice ölüyle dolu. Yine de onu düşününce gözlerim daha hızlı doluyor, masum, mazlum varlığının kaderinden bihaber yaşamaya çabalaması ve inatla hayatı tırmalaması, rengi solmuş, bahtsız bedeninin cılızlığındaki çaresizlik hemen gözlerimi dolduruyor. Onu kucaklayıp kulağına seni herkesten çok seviyorum diyorum, arada sanki anlamış gibi gözlerime bakıyor, aşinayız, sen de beni seviyorsun, ama sonra kayboluyor o his, ve yabancılık çöküyor aramıza; ışık loş, oda sessiz, bir zeki müren, bir klavye sesi. Hayatım boyu, yani artık kırk altıncı yaşıma doğru yol alırken, düşününce, şöyle geriye bakıp, Gabriel'i her zaman
ÖlülerJames Joyce · Alakarga Sanat Yayınları · 2012557 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2017 46. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mart 2017 18:50
kitap, başlarda, verilen bir dans partisindeki insanların ilişkilerini anlatıyor.açık söyleyeyim bu bölümler bana biraz sıkıcı geldi.sonlara doğru geçmişten gelen dramatik bir hikaye ortaya çıkıyor ve kitabın esas teması da bu hikaye kaynaklı olarak kendini gösteriyor.
ÖlülerJames Joyce · Alakarga Sanat Yayınları · 2012557 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2020 13. kitabı
Ne kadar nahif bir kitaptı, kar betimlemesine ayrıca bayıldım. Son sayfalarda da hüznü ince ince işliyor... Gerçekten ruhuma dokunan bir kitaptı diyebilirim.
ÖlülerJames Joyce · Alakarga Sanat Yayınları · 2012557 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2022 60. kitabı
Sıkıcılık seviyesi az olan modern kısa hikaye :d joyce'un okuduğum ilk eseri. Modernizm'in İngiliz edebiyatında kurucu isimlerden yazar ve bence Woolf'un hikayelerinden daha başarılı, vıcık vıcık psikolojinin yanı sıra okuyucuyu içine çekebiliyor hikaye. Ben beğendim.
Edebiyat
ÖlülerJames Joyce · Alakarga Sanat Yayınları · 2012557 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
Beğendi
·
2015 2. kitabı
Bir hayatın içinden geçerek bir eski anıyı, aşkı ve duyguları yakalıyor Joyce. Joyce sıradan bir yaşamı anlatır gibi başlıyor novellasına. Tasvirleri bir film izlermiş gibi. Sonra kitabın başından beri bir kenarda duran Gretta'nın içine götürüyor bizi. Eski bir anıya. O eski anının, sevgi dolu, neredeyse dokunulacak gibi duran duygulanımlarını sade yalın bir dille anlatıyor. Sonunda kitabın baş kahramanı Gabriel'in yüzleşmesi. Öylesine varolmuş gibi görünen, ancak derinlerinde kaynayan volkana benzeyen insanlar...Aşk böyle güzel anlatılır.
ÖlülerJames Joyce · Alakarga Sanat Yayınları · 2012557 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2021 2. kitabı
Ölüm bi son değildi.Yaşayan ölülerle yaşamaya devam ediyordu. Kurtuluş kolay değildi.Vicdan, merhamet ve bütün ölü duygular gün yüzüne çıktı.Bazen bi söz, bi bakış, bi melodi, bi obje ölüleri diriltmeye yeterdi.
ÖlülerJames Joyce · Alakarga Sanat Yayınları · 2012557 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2020 1442. kitabı
·
Yirminci yüzyılın kült yazarlarından James Joyce, gençlik yıllarında kaleme aldığı ilk şiirlerinden sonra, ona ün kazandıran öykülerini yazmıştı. Dünyanın her yerinde edebiyat severlerin Dublinliler adıyla okuyup sevdiği bu öyküler iki yanıyla önemlidir: Birincisi, Joyce bu öykülerde modernizmin Avrupa'daki etkilerini, sanayinin insan ilişkileri üzerindeki baskılarını gözlemler. İkincisi, yine bu öyküler, yazarın sonsuz arayışını duyurur. Dublinliler'in içinde "Ölüler"in ayrı bir yeri vardır. Ölüler, Joyce'un burjuvaziye doğrudan saldırdığı, kentli ailelerin günlük yaşamını ince gözlemlerle paramparça ettiği unutulmaz bir öyküdür.
ÖlülerJames Joyce · Alakarga Sanat Yayınları · 2012557 okunma
5/10
·64 syf.··
2018 285. kitabı
Bu kısa kitabın yarısına kadar çevre tasviri ve betimlemelerini okurken biraz sıkılmadım desem yalan olur. Ayrıca günümüzde buna benzer ortamlardan hep kaçmaya çalıştım. Her neyse kitabın benim için en ilginç bölümü Gabriel'in yaptığı konuşma oldu ve onu burada paylaşmak istedim ; " İçimizden yeni bir nesil büyüyor, yeni fikirlerle ve yeni ilkelere sahip bir kuşak. Yanlış yönlendirilseler bile , yine de ciddi ve şevkli olduklarını düşünüyorum. fakat şüphe ve bu deyimi kullanamam yerinde olur , düşüncelerle işkence edilen bir çağda yaşıyoruz; eski neslin sahip olduğu misafirperverlik , mizah anlayışı ,insanlık gibi niteliklerin, bu eğitimli ve üstün eğitimli yeni nesilde olmadığından korkuyorum. Bu akşam geçmişin değerli şarkıcılarının isimlerini dinlerken , itiraf etmeliyim ki , daha kısır bir çağda yaşadığımızı düşündüm. O eski günler, abartısız ,geniş zamanlar olarak adlandırılabilir. Eğer olurda o günler hatırlarda kalırsa ,en azından böyle bir araya geldiğimizde , onları hala sevgi ve saygıyla yad edip, bu dünyadan göçüp gitmiş ama şanı silinmemiş değerli insanları anacağız." Ancak , diye devam etti , gene de böyle bir araya geldiğimizde , kederli düşünceler oluşacak; mazi, gençlik ,değişiklikler , bu akşam aramızda olmayan ve özlem duyduğumuz kişilerin düşünceleri aklımıza gelecek. Hayat yolumuz böylesine üzücü anıların üzerine düşünmek zorunda kalırız çünkü yaşayanların arasında hayata devam etmeye yüreğimiz dayanmaz. Hepimizin haklı olarak zorlu ve gayret gerektiren hayati görevleri ve duyguları var. Bu nedenle geçmişe takılıp kalmayacağım . Bu gece üzerimize kasvet çökmesine izin vermeyeceğim . Burada gündelik koşuşturmacamızdan kısa bir anlığına ayrılıp buraya geldik . Dostlar olarak, arkadaşlık ve beraberlik ruhuyla , bir noktaya kadar da meslektaş
ÖlülerJames Joyce · Alakarga Sanat Yayınları · 2012557 okunma

Yazar Hakkında

James JoyceYazar · 25 kitap
James Augustine Aloysius Joyce (1882 - 1941) İrlandalı yazar. Katolik bir ailedendi. Dublin Üniversitesinde çağdaş dilleri öğrendi (1902). Özellikle karşılaştırmalı dil bilgisiyle ilgilenerek sağlam bir kültüre sahip oldu. Tıp öğrenimi için Paris'e gitti, bir yıl sonra Dublin'e döndü. Bir müddet ders verdi. 1904'te tekrar Avrupa'ya geçti. Bir süre Paris'te kaldıktan sonra İtalya'nın Trieste şehrine yerleşti (1906). Trieste'de İngilizce dersleri vererek geçimini sağladı. 1907'de şiirleri yayınlandı: Chamber Music (Oda müziği). 1914'da hikayelerini topladığı Dublinliler'i Londra'da çıkardı. Asıl ününü romanlarıyla sağladı. Şair Ezra Paund'un yardımıyla ilk romanı Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi, The Egoist dergisinde tefrika edildi, 1916'da da kitaplaştırıldı. Ulysses'i de tefrika edilmeye başladıktan sonra 1922'de tamamladı. Joyce'un bu eseri dizgi yanlışlarıyla doluydu. Aslına uygun yeni baskısı ancak 1984'te yapıldı. Hemen bütün eserlerinde doğup büyüdüğü Dublin'i merkez alır. Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi'inde kendi hayatını konu edinen yazar, altmış kadar dilden aldığı unsurları birleştirerek yazdığı son romanı Finnegan Akşamları'nda (1939) aile fertlerinin bir gecede gördükleri rüyaları anlatır. Joyce, zor anlaşılan bir yazar olarak bilinir.