·344 syf.····Okunma: 04 Şubat 2026 16:35 "Bilekleri ve kalçası Svlvia Plath, Louisa May Alcott ve Emily Dickinson'ın sözlerinin dövmeleriyle kaplıydı, kaburgasının üzerinde Antoine de Saint-Exupery'nin Küçük Prens kitabının çizimleri, sol kalçasında da Adınla Çağır Beni'ye atıfta bulunan küçük bir şeftali dövmesi vardı."
Adelaide ile ilgili betimlemeler içeren bu satırları okumadan çok daha önce Adelaide hakkında Yanık Hatçemin deyimiyle "eww kim bu pick me orospu?" diye düşünüyorsunuz.
Rory'ye gelince... Üzgün olduğunda Prenses Gelin izleyen, Spice Girls Wannabe'yi ezbere bilip dans eden, Elio tarafından tecavüze uğramış şeftalinin dövmesine çok seksi diyen performatiflerin kralı bir bey.
Yaptığı en büyük çılgınlığı bir keresinde tanımadığı insanların düğününe gitmek olarak tanımlayan Rory (yeah çılgınsın man!) ve pick me Adelaide'ın aşırı büyük aşkının nihayete ermeyen sonucunda Adelaide'in intihara teşebbüsü ile başlayan bir kitapla ilgili düşündüğümden başka şeyler düşünmek mümkün mü bilemiyorum.
Gerçekten Normal People'ın ağzına tüküreyim. Yani gerçekten o iğrenç kitabı okuyup okuyup, "Oha lan ben bunun bi değişiğini yazarım," diyen yazarlarla doldu ortalık. Ödevimi sana veririm ama değiştir, öğretmen anlamasın... Kendinize bir Allah buldunuz tebrikler. Hepiniz embesilsiniz, var ya bir gün bu yaptığınızdan utanacak mısınız merak ediyorum.
Yani zaten Rory o kadar iğrenç bir insan ki anlatamam. Yıllar yıllar sürmüş rüya gibi bir ilişkideyken, kıza(Nathalie) informal bir evlilik teklifi ettikten sonra ghosting yapan, daha sonra ikna çabaları sonucu ilişkiye devam eden ama bu sefer de birlikte oturacakları yeni eve taşınırken "ayh ben yapamicam," diyerek sevgilisine haber vermeden kaçan bir lale evladının teki. Adelaide ile olan ilişkilerinde de sürekli ghosting yapan ve sonrasında ben böyleyim kızım, beni böyle kabul et diyen bir mal.
Adelaide'ın "pick me"liği ve bu embesil Rory'ye duyduğu büyük aşk ise babası yoktu, anası boktu, ablaları da dahil herkes manyaktı, ailecek psikolojik sorunlulardı, ha bir de Adelaide tecavüze uğramıştı denerek mazur gösterilmeye çalışılıyor. Eee ablacım? Herkesin travması var. Biz niye kendimizi yerlerden yerlere atıp tam olarak 5 xanaxla intihar etmeye çalışmıyoz? Ya madem bombok insanlar yazıyorsunuz, bir şekilde bunları mazur göstermeye, hareketlerinde haklı çıkarmaya çalışmayın. Dümdüz bok olsunlar.
Ve sonra Adelaide'ı daha da haklı yapacak, dünyanın en ama en favori hastalığı, her şeyin cevabı o mükemmel teşhis 304. sayfada aramıza katılıyor: Bipolar.
Waoooww.
Omaygaaat.
Ufffffff.
İşte şimdi Adelaide'dan nasıl nefret edebiliriz ki :( Hastaymış :(
Dhegegwggw
Edebiyatın son on yıldaki en ucuz numarası bu sefer 2001li bir bipoların kaleminden çıkıyor :D evet genevieve sen de bipolarmışsın... Yersen.
Kitap özeti:
Rory = duygusal sorumsuzluk pornosu
Adelaide = “acı çeken kadın” estetiği Bipolar = okurun vicdanını susturma aparatı
Notum= tabii ki sıfır.