·136 syf.····Okunma: 04 Şubat 2026 20:24 Bir kitap mı okudum yoksa her anına hayran kaldığım bir film mi izledim diye düşünüyorum. Yani bir karakter bu kadar mı iyi analiz edilir, derinden derinden... Karakterin zihninin en kuytu köşelerine girmiş, oradan çıkardığı şeyleri öyle ustalıkla dökmüş ki satırlara, hayrete düştüm. Kısa, yalın, süslü betimlemelerden uzak ama o kadar yoğun ki hislerin okura ulaşması. her cümle, her sessizlik, her bakış gözünün önünde canlanıyor insanın.
Nat (Natalia), genç, deneyimsiz bir çevirmen. Şehirden, geçmişinden kaçmak için ıssız, salaş bir kırsal köye (La Escapa) yerleşiyor. Dökük bir baraka kiralıyor, köpeğiyle yalnızlığını paylaşıyor, çeviri yaparak hayatta kalmaya çalışıyor. Ama kasaba hiç de pastoral değil; tekinsiz, kapalı, önyargılı, mesafeli insanlar… Ve tabii ki “Alman” lakaplı Andreas'la karşılaşması herşeyi değiştiriyor.
Film uyarlaması da var (Isabel Coixet'in 2023 yapımı Un amor), Laia Costa başrolde. Kitapta iç dünya çok derin ama film o yoğunluğu yansıtamamış. Ne bir görsel şölen var ne de duyguların yansıması. tam bir uyarlama hüsranı. İzlenmese de olur ama kitap öyle mi.
Okuduğum kitaplar için 'mutlaka okuyun' gibi bir cümleyi kolay kolay kuramam ama bu kitap için gönül rahatlığı ile söyleyebiliyorum.
Mutlaka okuyun su gibi akıyor pişman olmazsınız.