·360 syf.····Okunma: 05 Şubat 2026 21:11 bu kitaba birkaç ay önce başlayıp kendimce son derece geçerli sebeplerle yarım bırakmıştım ama... kızlar neler kaçırmışım ben!?? ve siz bu seriye başlamayarak neler kaçırıyorsunuz bir bilseniz♡‿♡
size kitabın konusunu anlatmayacağım çünkü anlatmaya çalışsam yanlışlıkla iki kitabı aynı anda anlatır ve spoiler yemenize sebep olurum, bu da hiç isteyeceğim bir şey değil. ama şu kadarını söyleyebilirim ki belki de uzun zamandır kendimi bile isteye düşük zekâ eseri kitaplara maruz bıraktığım için ya da bu kitap gerçekten iyi zekâ eseri olduğu için çok beğendim. özellikle kopyala yapıştır romantasy'den bu kadar bıktığım bir dönemde her detayının düşünülerek yazıldığı bir kitap okumak o kadar iyi geldi ki!
ana karakter jude, bana göre çok insani ve gerçekçi yazılmış bir karakter. korkuları, cesareti, zekâsı, pervasızlığı... onunla ilgili her şey o kadar okunası ki ♡‿♡ robotmuş gibi yazılan, sırf "güçlü kadın karakter" kalıbına uysun diye gelişimin uğramadığı ana karakterler okumaktan ne kadar bıktığımı ve gelişiminin her anına şahitlik ettiğimiz, hatalarıyla, başarılarıyla kendisi olan karakterleri okumayı ne kadar sevdiğimi bir kez daha hatırlattı bana. ona hayran kaldım ve çok sevdim.
cardan'a gelecek olursak, bakın size cardan ile ilgili inanamayacağınız bir şey söyleyeceğim: bu adam ölümsüz bir peri ve 500+ yaşında değil!!! inanabiliyor musunuz? ana karakterler akran!!! ve erkek karakterin yaşça büyük olmaması, kastan boğulmaması, hödük olmaması, sanki var oluşunun bir parçasıymış gibi sürekli sinirli dolaşmaması ve en önemlisi booktok güzellik standartlarına uymaması (adamın kuyruğu var ayol) ondan hiçbir şey eksiltmiyor :3 hatta apayrı bir havası olduğunu söylesem abartmış olmam. özellikle romantasy sınırları içerisinde değerlendirildiğinde cardan okuduğum en özgün karakterlerden biriydi. ama onun yazımıyla ilgili çok ufak bir şikayetim var, o da sahneye "kendisi olarak" çok geç dahil olması. spoiler vermek istemediğim için detaya girmeyeceğim ama kitabı okuyanların beni anladığını düşünüyorum. yine de dediğim gibi ufak bir şikayet bu. kitabın sonunda cardan kendisi olarak sahneye dahil oldu ve doğrusu çok okunmaya değer bir sahneydi bana göre. her ne kadar kalbimi kırmış olsa da cardan'ın zalim prens halleri bir başka ya...
kitabın geneliyle ilgili konuşacak olursam: evrenini beğendim. yazarın doğrudan masallardan ve mitolojiden esinlenip kendi hayal gücünü oldukça özgün bir şekilde harmanlayarak ortaya çok güzel bir iş çıkardığını düşünüyorum. periler dünyasındaki perilerin tek tip olmaması, kendi içlerinde türlere göre ayrılmaları ve bu farklılıkların oluşturduğu bütün, saray dramaları, politik çekişmeler çok güzel ve özgün işlenmiş bence.
kitabın yazım tarzı ilk kitapta odaklanmamı çok zorlaştırmıştı ama bunun sebebi yazar değil çeviri. Allah'ım... ben nasıl ilk kitaptan sağ çıkabildim aklım almıyor snxnjdjf. bugüne kadar okuduğunuz bütün dex çevirilerini unutun kızlar, ilk kitabın çevirisi hepsinin üstünde bir "berbatlık" düzeyindeydi. iğrenç demek yeridir. bu kitapta toparlamışlar olabildiğince ama dex yayınları bu, en fazla ne kadar toparlayabilirler ki:)
yine de her şeye rağmen içine girmeyi bir kez başarırsanız akıcı. ilk kitapta bu akıcılık düzeyi daha yüksekti, bu kitapta özellikle ilk 100-150 sayfayı okurken çok sıkılıyordum ki bu da ilk okumamda yarım bırakmama sebep olmuştu. ama dediğim gibi, ilerledikçe daha akıcı oluyor.
genel olarak konuşacak olursam bence şimdiye kadar çok iyi ilerledi seri. ikinci kitabın çok fazla sevilmediğini ve çoğunluğun favorisinin 3. kitap olduğunu görüyorum, umarım sizin de dediğiniz gibi üçüncü kitap bundan daha iyidir çünkü bu bile bu kadar iyiyse üçüncüsünün vereceği okuma zevkini heyecanla bekliyorum:)