"Dönüp dolaşıp insanda başlıyordu her şey, dönüp dolaşıp insanda bitiyordu.
Gerisi boştu...
Yani, insanın karışmadığı her şey bir masaldı."
Sözleri bir gürgen ağacına ait. Aslında kitap bir gürgen ağacının ağzından anlatılıyor. Yazı stili, illüstrasyonu ve anlatım tarzı ile pekte çocuk kitabına benziyor. Ancak yetişkin insanlara ait olan bir kitap.
Kitap dili akıcı tek oturmada okuyup bitirilebilecek bir masal(!). Çok güzel bir perspektifi olan bir kitap. Doğa, insanoğlu, ölüm, vicdan gibi temalar masalsı bir anlatımla işlenmiş. Nedense bu kitabı okuduktan sonra Cem Karaca'nın 'Ben Bir Ceviz Ağacıyım' şarkısı aklımda çalmaya başladı:)
BURDAN SONRASI SPOİLER İÇERİR:
Gürgen ağacının fidan hâlinden darağacına dönüştürülme serüvenini dinliyoruz bu kitapta. Bir ağacın kesilmekten, insanoğlunun zulmüne uğramaktan, kesildikten sonra odun olarak yanmaktan ne kadar korktuğunu; bunun için çözüm yöntemleri geliştirdiğini görüyoruz. Gürgen ağacının sürekli ettiği sitem ise insanoğlunun onun dilini anlamayışı...
Gürgen ağacımız kesildikten sonra ise onun gözünden insanoğlunun dramatik hayatını gözlemliyoruz bir miktar. Kitap, odun olmamak için dimdik büyümeye gayret eden gürgen ağacının darağacına dönüştürülmesinden sonra utancından çürüyüp odun olmak istemesi ile de sonlanıyor.
Keyifli okumalar...