7/10
·420 syf.··
2026 17. kitabı
Aşk, Elif Şafak’ın iki ayrı zamanı ve iki ayrı hikâyeyi birbirine bağlayarak anlattığı, aşkı sadece romantik bir duygu değil, insanı dönüştüren bir yolculuk olarak ele alan bir romandır. Bir yanda 13. yüzyılda Mevlânâ ile Şems’in karşılaşması, diğer yanda günümüz Amerika’sında sıradan, düzenli ama içten içe eksik hisseden Ella’nın hayatı vardır. Bu iki hikâye, okur fark etmeden aynı sorunun etrafında birleşir: “İnsan gerçekten ne zaman değişir?” Romanın güçlü tarafı, aşkı alışıldık kalıpların dışına çıkarmasıdır. Buradaki aşk, sadece iki insan arasındaki bir bağ değil; insanın kendini, hayatı ve hakikati yeniden sorgulamasına yol açan sarsıcı bir karşılaşmadır. Şems’in sözleri ve “kırk kural”, okuru da hikâyenin içine çeker ve sürekli şunu düşündürür: Değişim çoğu zaman rahatlatıcı değil, aksine yıkıcı ama gerekli bir süreçtir. Ella’nın hikâyesi bu fikrin modern bir yansıması gibidir. Güvenli ama ruhsuz bir hayattan, riskli ama “canlı” bir hayata doğru attığı adımlar, aşkın insanı nasıl konfor alanından çıkardığını gösterir. Bu noktada roman, okura sadece Mevlânâ ve Şems’i anlatmaz; aynı zamanda “ben olsam ne yapardım?” sorusunu da sessizce sordurur. Elif Şafak’ın dili akıcı ve yer yer didaktik olmaya yaklaşsa da, bu tercih romanın mesajını daha görünür kılar: Aşk, insanı olduğu yerde tutmaz; ya dönüştürür ya da dağıtır. Tarihsel anlatıyla modern hikâyenin iç içe geçmesi, kitabın temposunu diri tutar ve okura hem düşünsel hem duygusal bir okuma sunar. Sonuç olarak Aşk, sadece bir tasavvuf romanı ya da bir aşk hikâyesi değildir. Daha çok, insanın kendini bulma cesareti üzerine yazılmış bir dönüşüm hikâyesidir. Okuru rahatlatmaktan çok, yerinden etmeyi amaçlar; belki de en güçlü yanı tam olarak budur.
AşkElif Şafak · Doğan Kitap · 200976,6bin okunma
·
51 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.