Aylak Adam, bireyin şehir içinde kendine yer bulma çabasını, gündelik hayatın küçük anları üzerinden anlatan bir roman. Yusuf Atılgan, büyük olaylar kurmak yerine karakterin iç dünyasına odaklanıyor; bu da metni sakin ama yer yer durağan kılıyor. Okur, kahramanın düşüncelerine yakınlaşıyor ama her zaman bağ kuramayabiliyor.
Romanın güçlü yanı, yalnızlık ve yabancılaşma duygusunu abartmadan verebilmesi. Karakterin arayışı sahici; ancak anlatının temposu zaman zaman düşüyor. Bazı bölümler anlamlı bir iç gözlem sunarken, bazıları tekrara düşebiliyor.
Aylak Adam, derdi olan ama bunu sessizce anlatan bir metin. Ne çok çarpıcı ne de zayıf; okurdan biraz sabır isteyen, bitince de şehirde dolaşan bir ruh hâli bırakan bir roman.