Puan vermedi·400 syf.····Okunma: 07 Şubat 2026 17:56 Ahmet Ümit’in Patasana romanını bitirdim. İstanbul Hatırası’ndan sonra beklentim yüksekti çünkü beni Ahmet Ümit’e bağlayan şey polisiyenin içine tarihin ustaca yedirilmesi. Bu kitapta da tarih ile günümüz gerçeklerinin iç içe geçmesi hoşuma gitti. Zaten Ahmet Ümit’i bana okutturan şey tam olarak bu: cinayet soruşturmasının içinde tarihsel arka planın dolaşması. Bu anlamda Patasana’da bir eksik yok.
Ama…
Kitabın özellikle ilk 150 sayfasında inanılmaz zorlandım. Gerçekten zor okudum. 5-6 gündür elimdeydi; ilk yarısını 3-4 günde ancak ilerletebildim. Tempo düşük, bazı diyaloglar gereğinden uzun ve yer yer sıkıcıydı. Fakat ortalardan sonra kitap açılıyor. Kurgu hızlanıyor ve son bölüme kadar sizi sürüklüyor. O kısımda “evet, şimdi oldu” diyorsunuz. Kitap bir şekilde kendini okutuyor.
Ancak benim için en büyük problem gizem meselesiydi. Polisiye okuyorsam biraz daha güçlü bir gizem, daha derin bir şüphe ağı bekliyorum. Bu romanda karakterler üzerinden inşa edilen güçlü bir gizem hissi alamadım. Katili tahmin etmeye çalışıyorsunuz ama ortada sağlam ipuçları ya da sizi şaşırtacak katmanlı bir kurgu yok. Final de bu yüzden beni tatmin etmedi. “Vay be” dediğim bir son olmadı. Tahmin ettiğim dar bir çemberin içinden çıktı sonuç ve bu da etkiyi düşürdü. Gizem açısından benim için zayıf kaldı diyebilirim.
Buna rağmen Patasana kötü bir kitap mı? Hayır. Kesinlikle değil. Ahmet Ümit’i tanımak için iyi bir başlangıç olabilir. Dili zaten çok akıcı, sade ve anlaşılır. Ağdalı değil. Her yaştan okurun rahatlıkla okuyabileceği bir üslubu var. Bu konuda gerçekten güçlü.
Kitapta beni en çok çeken taraf ise yine günümüz Türkiye’sine ve tarihe yapılan göndermeler oldu. Ermeni meselesi, Kürt meselesi, ölümün kutsallaştırılması gibi konulara değinmesi önemliydi. Ahmet Ümit’in burada iki uç arasında bir denge kurmaya çalıştığını hissediyorum. Kimse tamamen tarafsız değildir ama iki kesimin de kendinden bir şey bulabileceği bir alan açıyor. Hem eleştiren hem anlamaya çalışan bir dil var. Bu kısmı kıymetli buldum.
Toparlarsam:
Patasana okunur mu? Evet, okunur.
Beni tatmin etti mi? Hayır, etmedi.
Benim puanım? En fazla 6/10.
İstanbul Hatırası’nı okuduktan sonra beklentim yükselmiş olabilir ama Patasana benim için güçlü bir polisiye değil; daha çok fikirleri ve tarihsel arka planıyla dikkat çeken, kurgu açısından ise ortalamanın biraz üstünde kalan bir roman oldu.