Freida McFadden – Mahkûm
Kitap, Brooke Sullivan adlı bir kadının geçmişiyle yüzleşmesini merkezine alıyor. Brooke bir hemşire ve yeni bir işe başlıyor; çalışacağı yer yüksek güvenlikli bir erkek cezaevi. Ancak bu cezaevini onun için korkutucu yapan tek şey suçlular değil… İçeride yatan mahkûmlardan biri, Brooke’un hayatını altüst eden, onu derinden yaralayan ve geçmişinde büyük bir travmaya sebep olan bir adam.
Hikaye ilerledikçe şu sorular sürekli zihinde dolaşıyor:
Gerçekten suçlu olan kim?
Adalet her zaman doğru kişiyi mi mahkûm eder?
İnsan geçmişinden kaçabilir mi, yoksa onun mahkûmu mu olur?
Freida McFadden yine çok iyi yaptığı şeyi yapıyor; kısa bölümler, sürekli diri tutulan şüphe duygusu ve “bir şeyler ters ama ne?” hissiyle okuru sayfalara bağlıyor. Bazı sahnelerde aşina olduğum dizi ve filmleri hatırlattığı anlar oldu ama buna rağmen kitap akıcılığını hiç kaybetmedi, keyifle okudum.
Ayrıca hikaye boyunca ters köşe beklentisi de hissediliyor. Yazar bunu belli ölçüde başarmış olsa da benim için yeterince çarpıcı son değildi. Yine de temposu düşmeyen, merak duygusunu canlı tutan bir anlatımı var.
Mahkûm, sadece bir gerilim romanı değil; aynı zamanda güven, ihanet, suçluluk ve psikolojik manipülasyon üzerine kurulu, okurken kime inanacağını şaşırtan bir hikaye.