·312 syf.····Okunma: 03 Şubat 2026 18:30 Çinli yazar Yiyun Li’nin 2022’de yayımlanan “Kazkafanın Kitabı”, yıllardır @nuray.onoglu ‘nun #okuyunduacımolursunuz hashtaginde gördüğüm bir kitaptı. O yüzden okumaya merakla başladım.
İkinci Dünya Savaşı sonrası Fransa’nın bir köyündeyiz. Bu köyde bizi Agnes ve Fabienne isimli iki kız arkadaş karşılıyor. Fabienne isyankar bir karakter, Agnes’e sık sık “kazkafa” diye hitap ediyor ve onun yaptıklarını küçümsüyor. Agnes ise daha pasif, okul arkadaşları ve ailesi tarafından çoğunlukla görülmeyen ve Fabienne’ye itaat eden biri.
Bu iki kız çocuğu kendi yarattıkları biraz tekinsiz, biraz da her şeyin mümkün olduğu bir dünyayı paylaşıyorlar. Bu dünyada kızlar bir oyun icat ediyorlar. Kızların akıl ettiği bu “oyun” (dünyaya nasıl yaşadıklarını göstermek için hikayeler yazmak) Agnes’i Paris’e ve Londra’ya, yayıncılık dünyasına ve bir kız öğrenci okuluna götüren bir dizi olayı başlatıyor. Peki Fabienne nerde dediğiniz duyar gibiyim. O, köyde kalıp hayvanlara bakıyor. Biz de olan biteni Agnes’in gözünden okuyoruz.
Kitap çok akıcıydı, çevirisi muazzamdı gerçekten. Teşekkürler @nuray.onoglu
Kitaptaki bu iki karakter bana Ellena Ferrante’nin “Benim Olağanüstü Arkadaşım” kitabındaki o iki kız arkadaşı anımsattı. Bundan dolayı o kitaba bir öykünme hissettim okurken nedense. Neyse diyeceğim o ki içime işlemeyen bir şey oldu Kazkafanın Kitabı’nda. Tam olarak adlandıramıyorum ne olduğunu. O yüzden bu kitabı hem sevdim hem sevmedim.
@_sayfayolcusu_