Puan vermedi·128 syf.··
2026 9. kitabı
Nobeli aldığından beri Patrick Modiano’yu severek okuyorum. O dönem bugün pek de rahmetle anamayacağım, hatta kendisini en güzel şu karikatürün (odatv.com/medya/lemandan-...) anlattığı Engin Ardıç, Galatasaray Lisesi mezunu olması sayesinde Fransız kültürüne olan hakimiyeti ile bir Modiano yazısı yazmış ve senelerdir aynı kitabı yazarak Nobel aldı demişti. Yüzde yüz haklıydı. Modiano’nun kitaplarında olay örgüsünün, karakterlerin, hikayenin pek bir önemi yoktur; hatta bazen bunların olup olmadığı bile tartışmaya açıktır. Ancak muazzam bir melankoli, Paris, anılar, mekanlar da en yoğun haliyle vardır Modiano’da. Onu okumak bir manzaraya puslu bir camın ardından bakmaya benzer. Hiçbir şeyi net göremezsiniz yine de gördükleriniz size estetik görünür, hatta o görüntülerde size dair bir şeyler bulursunuz. Bir de Modiano’nun hangi kitabını elinize alırsanız alın 10 sayfa okuduktan sonra bile o hüznü, melankoliyi hissedersiniz. Belli temaları hemen hemen her kitabında kullanır. Bohem karakterler, İkinci Dünya Savaşı’nın Paris sokaklarındaki izleri, hatları asla tam belli olmayan bir baba figürü, anılar, kimlik arayışı, iyi kötü hatıralar... Bunların hepsi iç içe geçer ve bunların anlatımı sırasında araya benim nazarımda koca bir paragrafa benzer hüzünlü cümleler bırakır Modiano. Örneğin belki de en kolay okunan, karakterleri en net olan kitaplarından biri olan En Uzağından Unutuşun’da şunu yazmıştır; ‘’Hiçbir üstünlüğümüz yoktu, çok kısa bir süre için herkese, hiçbir zaman tutulmayacak belirsiz bir söz gibi, gençliğin verdiği üstünlüğü saymazsak.’’ Herkese hitap eden bir yazar olduğunu düşünmesem de özellikle 30 yaş üzerinin çok daha fazla okuyup seveceği bir isim Modiano bence. Ancak bu kitabı okuduklarım arasında (ki çevrilen 10 kitabından okumadığım 2 kitabı kaldı) en az keyif aldığım kitap oldu. Çünkü diğerlerine kıyasla çok daha fazla mekan adı var ve ben Paris’i bilmiyorum. Gerçek bir hikaye üzerine yazılan bir kitap olması ve kişisel bellekten daha fazla 2. Dünya Savaşı ile Yahudi katliamının somut olaylarına odaklanması sebebi ile diğer Modiano kitaplarından da biraz farklı. Kitabın başın, kitaptaki olayların geçtiği mekanları gösteren haritayı kare kod olarak koymuşlar. Direkt olarak Google Map’te sizi Paris’e atıyor kare kod ve mekanlar işaretlenmiş. Ne va ki yine de takip etmek zor ve sıkıcı. Can Yayınları Modiano’nun diğer kitaplarında mesela böyle bir şey yapmamış ki o kitaplarda da bolca cadde adı, mekan adı vardır. Bu kitapta buna ihtiyaç duymaları, bence benim bu kitabı neden diğerleri kadar sevmediğime dair yazdığım nedenlerle alakalı. Onlar da farkında yani bu kitaptan gereken hissi (keyif demek istemiyorum çünkü çok acı bir hikaye anlatılan) alabilmek için o mekanların, caddelerin bilinmesi, görülmesi gerektiğinin.
Dora BruderPatrick Modiano · Can Yayınları · 2024118 okunma
·
76 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.