Gönderi

Puan vermedi·207 syf.··
2026 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2026 00:23
Yirmibeşinci Lem'a (Hastalar Risalesi) Üçüncü Şuâ (Sekizinci Hüccet-i İmaniye - Münacat) Yirmialtıncı Lem'a (İhtiyarlar Risalesi) Yirmibirinci Mektub (Yirmialtıncı Lem'anın Zeyli) Evdeki ihtiyarlara hürmet ve kıymetlerini bilmek hakkında Onyedinci Mektub (Yirmibeşinci Lem'anın zeyli - Çocuk Ta'ziyenamesi) Onyedinci Lem'anın Onikinci Notası (Eski Said'in gülmeleri, Yeni Said'in ağlamalarına inkılab edeceği hengâmda; gençliğin gaflet uykusundan ihtiyarlık sabahıyla uyandığı bir anda yazdığı Arabî münacat ve niyazının Türkçeye çevrilen bir kısmı) Bir Nur Talebesinin mahkemedeki müdafaasıdır. Valla ben erdim mi bilmiyorum ama şöyle bir şey oldu, bu risaleyi okurken baktım başında hastalar risalesi, münacat derken peşine ihtiyarlar risalesi, dedim ki dur yazayım anlaşılan bir iki Risale-i Nur dersinin toplamı bu risale. Ne okuduğumu unutmayım çünkü derse dalınca başlık başlık bilemem. Başladım yazmaya. Yukarıdakiler benim yazmam değil ama. Çünkü son sayfaya gelince bir de ne göreyim âdet olmadığı bir şekilde arkasında fihrist var. Buna mı erdim? Bilmem bence kıymetli. Ben her zaman risale okumanın himmetini hissettim üzerimde. Mutlu oluyorum. Bana sanki sen yorulma dendi. Ne bileyim hoş geldin bana. Üstad üstad diye gezmem ortada yalan yok şimdi çünkü öyle bir şey hissetmiyorum. Bu kitapları seviyorum ve üstadın da o kitaplara talebe olduğunu düşünüyorum. Bunu birine söylesem, daha doğrusu söyleseydim kesinlikle kınama yerdim. Hiç zannetmiyorum anlaşılabileceğimi. Yargılama kesin bence. Neyse. Zaten üstadın da benimle bir derdi olduğunu zannetmem. Mesela bir keresinde babam bizim namaz odasında talebelerle ve üstad ile namaz kıldığını görmüş. Peki ben ne gördüm, kabenin içinde meğer risale kütüphanesi varmış ve ben orayı görünce tamam diyorum kabeye gidilir bunun için. Tövbe tövbelik benim rüyam. Ama bence bu da öyle bir şey değil. Ben külliyatı seviyorum babam demek ki her zaman olduğu gibi yazana hürmet etmiş. Biz babamla bu konuda hep çatışırız zaten. O misalen Abdülkadir Geylani bebekken oruç tutmuş der peşine de amenna der. Hiç demez ki bu mudur, bunu mu konuşacağız adamın aklen birilerini dize getirmeleri de var. Demez. Çoğu kişi demez. Ben bebekliğinde oruç tuttu mu bilmiyorum böyle bir şeyi düşünmüyorum daha doğrusu. Ama geçen gün bir şey izledim hakkında, daha doğrusu bir TGRT filmi, izlediğim menkıbenin doğru olması benim hürmetimi bine katlar. Dünya müminin zindanı, kâfirin cennet'idir hadisine bir örneği, açıklaması var Gavsın. İşte o benim için tamamdır. Neredeyse babam gibi kalben kabul edebilirim. Doğru olması deyince de kızıyorlar. Neyse. Onu paylaşmak isterim. youtu.be/q7_HsdALB-I?si=... Hastalar risalesi ve İhtiyarlar risalesini okumak çok iyi geldi baba. Vücut hastalanır iyileşir, şu anda da ağır grip geçiriyorum galiba ne olduğunu da bilmiyorum da neyse, ama ruhen böyle bitkin hissetmek her şeyden zor. Onun dışında da yine bedenen bir şekilde herkes ilerliyor ama ruh çok daha fazla yorgunluk hissediyor. Ve insanlar beden yaşlılığını kabul etse de ruh yorgunluğunu asla kabul etmiyor. Ben şahsen istesem, bir günde sekiz yaşındaki bir kız çocuğu gibi olabilirim fakat bu ruh yapısıyla çok zor. Ya. Hayretten yaştan yaşa giriyorum. Ben kendini çok akıllı zanneden ama gerçekte gram kadar beyni olmayan birisi olabilir miyim acaba? Yoksa bu kadar hayrette kalmazdım diye düşünüyorum. Yine de hayret edilenle hayret eden olmak arasında, hayrette kalmayı tercih ediyorum.
Edebiyat
Zühretü'n-NurBediüzzaman Said Nursî · Söz Yayınevi · 2005163 okunma
·
41 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.