Sabahattin Ali – İçimizdeki Şeytan
6/10
·256 syf.··
2025 8. kitabı
Sabahattin Ali – İçimizdeki Şeytan (Spoiler İçerir) İçimizdeki Şeytan Fazla betimleme var gibi ve bu durum zaman zaman sıkıcı olabiliyor. Eski Türkçe kelimelerin çokluğu zihnimi biraz yordu. Şu an kitabın üçte birini biraz geçmiş durumdayım; Ömer ve Macide’nin hikâyesinde ilerliyoruz. Ömer, aslında hiç ipe sapa gelir bir tip değil; fazlasıyla boş yapıyor. Gerçekten kafam şişti. Kitap, dönemi çok iyi anlamayı sağlayan uzun betimlemelerle dolu. O dönemin İstanbul’unu hayal etmek için iyi bir kaynak; fakat Nihat’ın serzenişlerinde haklı olduğu kadar var bu Ömer’in hayalperestliğinde. Yine aynı şey oluyor: Geniş betimlemeleriyle biraz sıkılarak sürdürdüğüm okuma, kitabın ortalarına yaklaştıkça yerini endişeyle hızlı hızlı okumaya bırakıyor. Kitabı bırakamıyorum; “Macide kızım, dikkat et kendine, Ömer uyanık ol,” diye içimden geçirerek çıldırmalara başlıyorum. Henüz bir şey olmadı ama Sabahattin Ali, Kuyucaklı Yusuf’ta hissettirdiği acıyı bu kitapta da yaşatacak gibi duruyor. Gerçekten öyle olursa bir daha okumam. Bu kitapta gerçekten bazı karakterlerden çok tiksindim ve şunu bir kez daha anladım: İyi olmak lazım kendi kendine içten içe bile iyi olmak lazım; kimseye hiçbir şekilde yan gözle bakmamak lazım. Bunu korumak lazım, çünkü insan onuru ve ahlakı bunu gerektirir. Tabii ki sevdiklerin için uyanık olmayı da… Hikâyenin betimlemelerle gereğinden fazla uzatıldığını düşünmeye başladım. Betimlemeler kendi modasında; ya ben heyecanımı kaybetmişim ya da kitaptaki betimlemeler artık heyecan vermiyor. Postahanede Ömer’in Hüsamettin'i tehdit ederek para istemesi, Hüsamettin’in onu yerin dibine sokması en çarpıcı anlarından biriydi. Kitabın dörtte üçüne gelindiğinde, bu bölüm en etkileyici kurgu olarak öne çıkıyor. Tıpkı tahmin ettiğim gibi, Sabahattin Ali yine benzer bir duygusal gerilim kurdu. Çok kızgınım. Henüz otuz sayfam kaldı ama tek bir fark var: Macide pes etmedi, kendini teslim etmedi şu ana kadar. Okur olarak dehşetle, kızın ne zaman kötü yola düşeceğini bekler gibi oldum… Neyse ki bu sefer düşmedi. Ömer, boş bir ayran gönüllünün teki. Çok şükür ki Macide dik durabildi ve kitabın sonuna kadar kendini hiçbir şekilde kirletmedi. Yine de 250 sayfa betimleme yapmak yerine bu hikâye 100–150 sayfada anlatılabilirdi. Buna rağmen bazı bölümlerde soluk soluğa okudum. Sabahattin Ali, insanı endişe doruklarında okutmayı gerçekten iyi beceriyor. Macide ve Bedri karakterleri daha derin işlenebilirdi; bu hikâyeye çok şey katardı. Son olarak kötü arkadaşlara sahip olmak da başlı başına bir suçtur. Ömer’in en büyük suçlarından biri de buydu. Zaten o da onlardan biriydi.
1000Kitap
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019209bin okunma
·
39 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.