Puan vermedi·226 syf.··
2026 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2026 02:21
Tasavvuf dersi alacakmışız bu dönem. Ben tabi bu alana biraz uzak kaldığım için belki herkesten çok çalışmam lazım diye düşünüp önden kitabını okuyayım dermişim. Tabii ki öyle değil. Bütün dersleri bitirdim dönem başlamadan. Sonuncusu da Tasavvuf. Çünkü benim öğrenme yöntemim bu. Önce kendim öğreneceğim sonra anlamadıklarımı derslerde anlayıp ha haaa'layacağım. Tabii bu da islami ilimlerde ne kadar olursa. Şimdi, Tasavvufi durumlara değil bu durumlara insanların bakış açısını anlamıyorum ben. Eh bu ders onun için var değil mi? İnşallah Hermione'nin Kehanet dersi için uğradığı muameleye uğramam. Bir keresinde Hermione’ye kehanet Profesörü, "Senin zihnin umutsuz derecede dünyevi/sıradan" mealinde sözler sarf etmişti. Hermione’nin mantığa ve kitaplara olan aşırı bağlılığının, "Göz"ünü (içgörüsünü) açmasına engel olduğunu savunuyordu. Yani kısacası zihnin katı diyordu. Öyle miyim bilmiyorum. Ama her şeyi olduğu şekliyle kabul etmemek böyle bir şey değildir diye düşünüyorum. Hoş. Kitabı okuyunca hocanın da birinin müridi olmaktan çok anladığı için bu alanı seçtiğini düşündüm. Yani zihnin katı olsa öyle yapmazdı dimi? Şimdi ben bu kitapta hiç bilmediğim bir şey öğrenmedim diyeceğim abartılı gelebilir. Ama durum bu. Zaten yine söylüyorum, ben hocanın anlatacağı şeyleri merak ediyorum, kitabını ders kitabı olarak okuttuğu için değil zihniyetini merak ettiğim için okudum. Fena durmuyor. Ders bittikten sonra okusaydım canım hocam cicim hocam der miydim bilemiyorum açıkçası kimse için böyle bir şey söyleyeceğimi düşünmüyorum artık. Akif hocamın yanına kimsenin ismini çıkarmam. Onu da bi daha görmeyeceğimi düşünüyorum. Hem ben tasavvufu da tefsiri de kelamı da fıkıhı da ondan aldım kanımca. Bilimsel tefsircilerin ortasından geçmenizi özlüyorum. Evet burada tam şu an başka bir Profesörün kitabını okurken de özlüyorum. Neden? Çünkü hiç öyle bir derdiniz yoktu. Başkası asla derdiniz değildi. İşte sırf bu yüzden bile bir daha ilminin kibrinden dolayı hiç kimseye yaklaşamayacağımı düşünüyorum. Akif hocayı tanıyınca herkesin kendini ne kadar çok önemsediğini gördüm. Bize böyle öğretilmedi. Bize ilmin değil sanki ilim sahibinin takdir edilmesi gerekliymiş gibi öğretildi. Takdiri hak eden ilmin kendisi. O kimin heybesindeyse ilk önce kendi öpsün başına koysun kimseden beklemesin. Günümüzde Tasavvuf Meseleleri dersi nasıl olacak bilmiyorum çünkü insanlar tasavvufla sadece tarikatları anlıyor, o yüzden bu cenk amansız olacak gibi duruyor. Beni aile içinde bile zihin katılığı ile suçlayacaklar neredeyse, zaman zaman dersler de bir şeyler fark ediyorum, ama tabii kimse dönem birincisine bir şey diyemiyor:) Üzgünüm. Bu gerçek. Merak ettiğim şu ama, neden? Ben inandığım bir şeyde söz hakkı verilirse susmam. Bu okul biter. Hem de hocalardan korkacak da bir şey görmüyorum. Ne olabilir max? Örgünde aynısı oldu gittim bir dersi inşaat mühendisleri ile bir dersi kimya mühendisleriyle aldım. Burada İslam Âhlak Felsefesini 100 ortalama ile geçtim. Ama hocaya karşı çıkan tek kişiydim? Arkasından konuşmadım çünkü derste yüzüne konuştum. Hoca beni dövecek miydi? Tabii ki hayır. Bin prof olsa bildiğimi söylerim. Sonuçta hocadan kötü bir söz duymadım. Herkes senin kadar bilinçli değil demek dışında. Onlar hoca. Konuşma makamında olabilirler. Biz de dinleyici olarak soru sorma alanındayız. Yanlış düşünüyorsunuz dedim diye ölecek değildim. Ne oldu? Ben rahatım ama o şimdi kaç sempozyumda bu fikri anlattı insanlara şimdi gitsin geri alsın bakalım. Öyle insanların fikirlerini küçümseyerek tek doğru benim düşüncem diyerek olmaz. Herkesin tecrübesi değerli. Ben bu fakülteye korkarak başladım. Ama incinirim diye değil. İncinmedim. Korktum çünkü acaba alın sizin olsun deyip arkamı döner miyim diye korktum. Yoo. Hiç öyle değil. Burası islami saha ve hiç kimse Allah'a nazarımda benim kalbimden daha yakın değil, diyelim ki öyle istersem arayı kapatabilirim. Allah isterse arayı kapattırır bana. Yani. Demem o ki, bu din ve dinimize ait olanlar bizim. Kimsenin doğru dediğini doğrumuz yapmanıza gerek yok. Felsefeci Teknoloji diyecek, desin. Ben de ona önce onurlu bir duruş dedim. Hayır mı diyecekti? Hocaya hiçbir şey demeyip sonrasında kendi arasında konuşmak ama onurlu bir duruş değil. Sonuçta Felsefe hocasına ama bu işin felsefesi dedirttim:) Çok bilmek değil bildiğini ne kadar hissettiğin önemli. Bakalım Tasavvufta benim katı zihnimem çarpacağız yoksa kalbimle amenna dediklerim mi parlayacak? Yaşayım görelim inşallah.
Edebiyat
Günümüz Tasavvuf MeseleleriAhmet Cahid Haksever · KDY Akademi · 202129 okunma
30 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.