·382 syf.····Okunma: 13 Mart 2025 19:59 Benim için bir kişisel gelişim kitabından çok, durup kendime bakmamı sağlayan bir farkındalık metni oldu. Gabor Maté bu kitapta bedenin, söyleyemediklerimizi nasıl üstlendiğini anlatıyor. Bastırılan duygular, sürekli “idare etme” hâli, hayır diyememek… Hepsi bir noktada bedende söz almaya başlıyor.
Kitabı okurken rahatsız edici ama bir o kadar da tanıdık bir gerçek sürekli karşıma çıktı: Hastalıklar çoğu zaman yalnızca bedensel değil. Özellikle kronik rahatsızlıkların, stresin ve bastırılmış duyguların hayatımızdaki yerini görmezden gelmemizin bir sonucu olabileceğini söylüyor Maté. Bunu yaparken korkutmuyor, suçlamıyor; sadece bağlantıları gösteriyor.
En vurucu taraflardan biri, “iyi insan olma” çabasının bedeli. Herkesi memnun etmeye çalışan, sınır çizemeyen, kendi ihtiyaçlarını erteleyen insanların bedenlerinin zamanla bu yükü taşıyamaz hâle gelmesi… Kitap boyunca asıl soru şu oluyor: Ruhun sustuğu yerde beden ne kadar susabilir?
Beden düşmanımız değil, müttefikimiz. Ama biz onu genellikle dinlemek yerine susturmayı seçiyoruz.Kitap bittiğinde insan kendine şu soruyu sormadan edemiyor:
Ben nerede hayır demedim ve bedenim bunun bedelini nasıl ödedi?