·500 syf.····Okunma: 08 Şubat 2026 02:26 Uğultulu Tepeler, Heathcliff ve Catherine arasında gelişen; sadece aşkı değil, aşkın içinde bulunan nefret, öfke, hırs gibi binbir duyguyu barındıran karanlık bir hikâye. Ama benim gözümde Uğultulu Tepeler bir aşk romanı değil. Karakterler ve onların hissettiği duygular o kadar güçlü anlatılmış ki beni asıl cezbeden taraf bu oldu.
Heathcliff için Catherine basit bir aşk değildi. Küçüklüğünden beri dışlanan, hor görülen ve istenmeyen Heathcliff’in hayattaki tek umuduydu Catherine. Aynı zamanda onun için kabul edilmenin ve ait olmanın bir temsiliydi. Kitabı okurken çoğu zaman Heathcliff’ten nefret ettim; bu kadar zalim, öfke ve nefret dolu olması gerçekten onu gözümde bir iblis timsaline dönüştürdü. Ama yaşadıklarını düşündüğümde, hayatta tutunacak hiçbir şeyi olmayan bir insanın son umudunu —üstelik gerçekten inandığı sevgisini— sınıf farkları yüzünden acımasızca kaybetmesi, onun hayatında çok daha büyük bir yıkıma sebep olmuş.
Heathcliff duygusal olarak haklı olsa da ahlaki açıdan sınıfta kalıyor. Çünkü öfkesini yanlış yere yönlendiriyor. Isabella, Cathy ve Linton bu nefreti hak etmiyordu; onlar sadece bu aşk üçgeninin kurbanlarıydı.
Catherine ise bana göre en az Heathcliff kadar acımasız. Çünkü bir seçim yaptı ve Heathcliff ortaya çıkana kadar hayatına devam edebildi. Hatta Heathcliff geri dönmeseydi, içinde tuttuğu aşk belki de hiç ortaya çıkmayacaktı. Catherine zayıf ve bencil bir karakter; konforu seçti ve bence ödediği bedel Heathcliff’inkine kıyasla çok daha hafifti.
Bu kitap bir aşk hikâyesi değil; insanların ne kadar karmaşık ve hasarlı olabildiğinin hikâyesi.
Sevilmek yetmez; insanın kendini tanıması gerekir.
Yoksa sevgi bile bir silaha dönüşebilir.Dil açısından kitap son derece sürükleyici ve akıcıydı. Konu basit olmasına rağmen çok güzel işlenmişti. Betimlemeler fazla olmasına rağmen asla sıkmıyor; aksine okuma zevkini artırıyor. Çünkü bu betimlemeler yalnızca doğayı değil, aynı zamanda doğa koşulları ve hava durumu üzerinden karakterlerin iç dünyasını ve hislerini de yansıtıyordu.
Genel olarak Uğultulu Tepeler, beni derinden etkileyen ve en sevdiğim kitaplar listeme giren bir eser oldu.