Çalıkuşu’nu okurken bunun sadece bir aşk hikâyesi değil, bir kadının hayata karşı verdiği güçlü bir mücadele olduğunu düşündüm. Erkek gözüyle bakınca Feride’nin yaşadığı kırgınlıkların ve yalnızlığın ne kadar gerçek olduğunu, Kamran’ın ise sevmesine rağmen sorumluluk almaktan kaçan daha zayıf bir karakter olduğunu fark ediyorum. Bana göre romanda asıl kazanan Feride’nin Kamran’la birleşmesi değil, kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenmesi. Bu yüzden Çalıkuşu, romantik bir hikâyeden çok, insanın kendini bulma sürecini anlatan anlamlı bir roman.