Ateşten Gömlek’i okurken, beni en çok etkileyen şey Ayşe’nin cesareti ve fedakârlığı oldu. Savaşın ortasında, hem aşkını hem sorumluluklarını dengede tutmaya çalışması bana göre olağanüstü bir dayanıklılık ve karakter örneği sunuyor. Kamran gibi karakterlerin yerinde, erkek bakış açısıyla bazen kararsız ve çaresiz davranışları göze çarpıyor; ama bu, romanın gerçekçiliğini artırıyor. Bana göre romanın asıl gücü, savaşın sadece top ve tüfekle değil, insanın iç dünyasında da sürdüğünü göstermesi; kadın karakterlerin dayanıklılığı, erkek karakterlerin ise bazen yetersizliği, savaşın farklı boyutlarını gözler önüne seriyor. Bu yüzden Ateşten Gömlek, bana göre tarih ve kahramanlık kadar, insan ruhunu anlamak için de okunması gereken bir roman.