Gönderi

Puan vermedi·210 syf.··
2026 2. kitabı
Açıkça söylemek gerekirse kitabın içine giremedim. Çünkü zaten baştan beri içinde yer almıştım. Beni oluşturan bütün parçalar; bireysellik, bağımsızlık, hayatı paylaşamamak, yaşamı sürdürmeyi tek amaç olarak benimseyememek, "yaşamanın amacı nedir" sorusunu yalnızca felsefi tartışmalarda değil, kendi yönümü belirlerken de sorabilmek ve bütün bunları en seçkin sanat eserlerinin, özellikle de müziğin bana sunduğu sınırsız çerçevede, her seferinde yeni bir yaşanmışlıkla ele alabilmek, hepsi tıpkı insanın kısacık ömrüne sığdığı gibi, yalnızca iki yüz sayfanın içine sığmıştı bu kitapta. Mozart'ın ve klasik dönemdeki çağdaşlarının eserlerini yıllarca çalmış ve dinlemiş, bu eserlerin Avrupa'daki aydınlanma akımı ile ilişkisini incelemiş, ancak şu ana kadar tarihteki bu dehaların hiçbirini karşıma alıp sohbet etmemiştim. Faust'u, "Genç Werther'in Acıları"nı okumuş, ancak Goethe'nin öğütlerini "Sihirli Flüt" eşliğinde kendisinden dinlememiştim. Her zaman bilmekteydik ki bunlar çağlarının çok ötesine geçmiş büyük ustalardı, fakat onları ulaştıkları bu çağda canlandırabilmek ancak onların bugün yaşadıkları takdirde neler söyleyeceklerini hayal etmekle mümkündü. Bozkır kurdu, her insanın içinde bulunan varoluşsal ikiliğin ve bunun arkasında gizlenen sayısız parçaya bölünmüş yapının karakteristik bir temsilcisidir. Bir yanda büyük ideallerin peşinde koşan insani tarafımız, diğer yanda da milyonlarca yıldır içimizde taşıdığımız ilkel arzularımız, içimizdeki büyük savaşın iki kutbunu oluşturur. Bozkır kurdunun hikayesi, tarafları belli olan bu savaşın olası senaryolarından birini, bir bakıma da hepsini anlatır bize. Bireyin kimliğini meydana getiren çeşitli bileşenlerin varlığı herkesçe kabul edilirken, asıl tartışmalı olan kavram ise bütünlük varsayımıdır. Herman Hesse, aydın bir düşünürün bakışıyla okuru bu varsayımı sorgulamaya yönlendirmektedir. Harry Haller, burjuva yaşantısı ve değerlerine kısmen uyum sağlayarak hayatını sürdürürken, aynı zamanda iki yönlü eleştirisini yaptığı bu yaşantıdan ayrıldığı tarafları kendi yalnızlığı içerisinde biçimlendirmektedir. Kendisi, söz konusu toplumsal olguların iki dünya savaşı arası dönemdeki yeni görüntüsüdür aynı zamanda. Akıl, bilim, kültür, sanat, tarih ve toplum başta olmak üzere insanlığın sahip olduğu bütün kavramların yeni bir yorum kazandığı bu zaman diliminde her türlü aykırılık daha da görünür hale gelmekte ve birey olmak fazlasıyla zorlaşmaktadır. Bir savaşın yaralarını sarmaya çalışırken bir başka savaşın hazırlığına girişmekten çekinmeyen bu dünya, insanın iç dünyasındaki çelişkinin ve acımasızlığın dıştaki tezahürü olarak da düşünülebilir. Herman Hesse'nin bu çok katmanlı eseri, hem insan olmanın ortak paydasını, hem de içinde her bireyin kendini bulabileceği çeşitlilik ve farkılığı kurgusal bir bütünlük içinde işliyor. Geriye ise her okurun kendi sihirli tiyatrosunu bulması ve varoluşunun her bir kapısından teker teker geçerek kendi yaşam senfonisini seslendirmesi kalıyor.
BozkırkurduHermann Hesse · Yapı Kredi Yayınları · 20229,6bin okunma
·
44 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.