Batı Medeniyeti, Hıristiyanlığın koyu karanlığından (kendi tabirlerine göre) aklın aydınlığıyla bugün ki post modern kıvama erişmişlerdir. Bugünün beyaz insanı pratik aklın tam olarak kendilerine yetmediğini fark etmiş olacak ki, salt akıl bizi tatmin etmiyor, zira salt akıl ile nesneler arasındaki ilişkide derinleştikçe, bütünden kopuyoruz diyorlar. Salt akıl üzerinden kurgulanan batı dünyası ahlaken çökmüş durumda, bu sebeple dönüp baktıklarında İnanç ekseninden kaydıklarını, dolayısıyla eksik olanı fark ettiklerini düşünüyorlar.
Çağdaş felsefenin ve sosyal teorinin en etkin isimlerinden biri olan Alman düşünür Jürgen Habermas’ın panel konuşmalarından derlenen kitap, Habermas’ın akıl ile dini bir araya getirme gayreti ve aslında Akıl ile aklı reddeden Hristiyanlığı yakınlaştırmaya çalışmaktır. Bunun için de her ikisinden de tavizler sonrasında bu birlikteliğin olabileceğini söyler.
Konu ilgi çekiçi ve üzerinde çalışılması gereken bir durum olmasına rağmen kitap okuyucuyu bunaltacak şekilde, akıcılıktan uzak. Uslup çok mekanik, bazı yerlerde ise çeviriden kaynaklı olduğunu düşündüğüm anlam kaymaları bulunmaktadır.