Babalar ve Oğullar, eskiyle yeninin birbiriyle sürtüştüğü, büyük kavgalardan çok fikir ayrılıkları üzerinden ilerleyen bir roman. Gençlerin dünyaya daha sert ve reddedici bakışıyla, yaşlı kuşağın daha temkinli ve alışkanlıklarına bağlı duruşu yan yana geliyor. Bu çatışma gürültülü patlamalarla değil, gündelik konuşmaların arasına sıkışmış gerilimlerle veriliyor.
Romanın en dikkat çeken yanı karakterlerin gerçekçi durması. Kimse tamamen haklı ya da tamamen haksız değil. Bazarov’un sivri dili ve her şeye karşı çıkan tavrı bir yandan etkileyici, bir yandan da itici olabiliyor. Yaşlı kuşak ise yer yer yumuşak, yer yer inatçı. Bu denge, hikâyeyi inandırıcı kılıyor. Ancak temposu hızlı değil; olaydan çok konuşma ve düşünce var. Bu da bazı okurlar için yavaş ve durağan hissettirebilir.
Genel olarak Babalar ve Oğullar, büyük dramlar yerine fikir çatışmalarını okumayı sevenlere hitap eden bir kitap. Sarsıcı bir hikâye arayanları çok yakalamayabilir ama kuşaklar arası farkların nasıl doğduğunu sade bir dille görmek isteyenler için yerinde bir okuma.