Gönderi

Puan vermedi·344 syf.··
2026 7. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2026 21:38
Mücella, bağırarak anlatılan bir hikâye değil; susarak insanın içine yürüyen bir roman. Nazan Bekiroğlu burada olaydan çok hâli, sonuçtan çok bekleyişi anlatıyor. Mücella bir karakterden ziyade, toplumun kenarında kalmış nice kadının ortak ruhu gibi duruyor: Sessiz, görünmez ama derin. Romanın en güçlü yanı şu bence: Mücella’nın başına “büyük şeyler” gelmiyor; ama insanın içinde büyük şeyler oluyor. Beklemek, kabullenmek, vazgeçmeden yaşamak… Bunlar dramatik değil belki, ama çok gerçek. O yüzden okurken “ne olacak?”tan çok, “ben burada ne hissediyorum?” diye soruyorsun. Dil meselesine gelince: Bekiroğlu’nun dili süslü değil ama ince işçilikli. Cümleler gösteriş yapmıyor; sessizce yerleşiyor. Kitap bittiğinde akılda olay değil, bir sükûnet kalıyor. Bu da herkesin kaldırabileceği bir ağırlık değil. Eleştirecek olursam: Evet, temposu yavaş. Sabırsız bir okur için zorlayıcı olabilir. Ama bu yavaşlık bir eksik değil, bilinçli bir tercih. Çünkü Mücella’nın hayatı da hızlı değil; akıp giden değil, ağır ağır çöken bir hayat. Kısacası: Mücella, “çok şey olsun” isteyenlerin değil; “Az olsun ama içimde yankılansın” diyenlerin kitabı.
MücellâNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202112,8bin okunma
·
10 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.