Gül-i ra'nâ bağında murg-ı gönül perîşandır,
Sensiz geçen her dem bana zindân-ı zamandır.
Bir kez cemâlin görsem o cânıma dermandır,
Yokluğun şeb-i yeldâ, kış olur cânânım.
Neşe bulaşıcıdır falan diyorlar. Yalan. Neşe kolonya gibi bir şey. Döküyorsun, o an ferahlıyorsun. Sonra uçup gidiyor burnundan... Kasvet oyle değil ama , zamk gibi, bulaşıyor dokunan herkese...
Kimse görmedi.
Bir yüzün arkasına sakladım kırıklarımı.
Gülüş dedikleri şey,
Biraz diş, biraz inkâr mış meğer.
Ben herkese aynı masada çay doldururken,
Kendi içimde soğuyan bir ömrü bekliyormuşum.
İşte insanı en çok bu düşünce susturuyor:
Bazı insanlar dünyayı dolaşıyor da, ömürleri boyunca kendi kalplerinin kapısını hiç çalamıyor.(Yolun Yarısında)