Emrullah çelik

Emrullah çelik
@deremrullahcelik
Edebiyatla hayatın kesiştiği yerde Bir Küçük Nokta, Bir Uzun Çizgi ve Yolun Yarısında kitaplarını yazan bir Arayışcı...
9/10
·235 syf.··
Beğendi
·
2026 45. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2026 23:08
Paulo Coelho’nun Beşinci Dağ romanı, ilk bakışta kader, inanç ve insanın içsel yolculuğu üzerine derin bir anlatı sunar. Ancak metnin merkezinde yer alan yaklaşım, özellikle peygamberlik anlayışı açısından tartışmaya açıktır. Roman, peygamber İlyas’ı, Tanrı’yla mücadele eden, kaderine karşı çıkan ve adeta bir “çatışma” içinde olan bir karakter olarak sunar. Bu anlatım, edebi açıdan güçlü bir dramatik yapı kuruyor olsa da, inanç temelli bir perspektiften bakıldığında sorunlu bir zemine oturur. Çünkü peygamberlik, isyanla değil teslimiyetle tanımlanır. Peygamberler, zorluklar karşısında sarsılsalar da, bu durum bir başkaldırı değil; sabır, tevekkül ve ilahi iradeye bağlılık sürecidir. Bu noktada romanın kullandığı “Tanrı’yla kavga” metaforu, edebi bir tercih olarak anlaşılabilir; ancak bu tercih, peygamberlik makamının mahiyetini bulanıklaştırma riskini taşır. Coelho’nun amacı muhtemelen insanın içsel çatışmasını görünür kılmaktır. Fakat bu çatışmayı bir peygamber figürü üzerinden anlatmak, özellikle inanç hassasiyeti olan okurlar için mesafeli bir okuma gerektirir. Çünkü burada anlatılan, peygamberin değil; modern insanın Tanrı’yla kurduğu problemli ilişkinin bir yansımasıdır. Sonuç olarak Beşinci Dağ, edebi gücü yüksek, düşündürücü bir eser olsa da; içerdiği metaforların dinî gerçekliklerle birebir örtüşmediği bilinerek okunmalıdır. Bu kitap, bir hakikati anlatmaktan çok, bir bakış açısını sunar. Ve her bakış açısı gibi, sorgulanmayı hak eder.
Beşinci DağPaulo Coelho · Can Yayınları · 20062,533 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Aşkname
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2026 12:07
Aşkname, ilahî aşkı merkezine alan kısa fakat yoğun bir tasavvufî eserdir. Aşk, burada beşerî bir duygu olarak değil; varlığın özü, hakikate ulaşmanın yolu ve nefsin arınma aracı olarak ele alınır. Eser, insanın benlikten sıyrılıp aşk vasıtasıyla hakikatle buluşmasını anlatır. Eserin dili sade ve öğreticidir. Coşkulu bir lirizmden ziyade, sistemli ve didaktik bir anlatım tercih edilmiştir. Bu yönüyle metin, vecd hâlini tasvir etmekten çok, okuyucuya tasavvufî bir çerçeve sunar. Şiirsellik vardır; ancak duygusal yoğunluk kontrollüdür. Aşkname, tasavvuf düşüncesini aşk kavramı üzerinden sistematik biçimde işleyen, Mevlevî geleneğin önemli metinlerinden biridir. Lirik bir coşkudan ziyade ölçülü bir hikmet dili taşır.
AşknameSultan Veled · Sufi Kitap · 2015131 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2026 8. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2026 21:42
Bu kitap, bir şiir toplamından çok zamana yazılmış bir mektup gibi. Nazım Hikmet burada aşkı anlatırken aslında ertelememeyi savunur. “Gülüm” bir sevgili hitabı olduğu kadar, hayata söylenmiş içli bir çağrıdır. Sevmek, söylemek, yaşamak… Hepsi için hâlâ bir ihtimal varken. Şiirlerdeki duygu romantik olduğu kadar aceledir. Nazım bilir ki zaman tarafsız değildir; bekleyeni tutmaz. O yüzden bu kitapta aşk sakin değil, uyanıktır. Cesaret ister. Şimdi ister. Bence kitabın asıl gücü şurada: Okuru duygulandırmakla yetinmez, harekete çağırır. “Bir gün” değil, “bugün” der. Kısacası: Henüz Vakit Varken Gülüm, geç kalmışların hüznünü değil, geç kalmamak için yazılmış bir şiir defteridir.
Henüz Vakit Varken GülümNazım Hikmet Ran · Yapı Kredi Yayınları · 202227,8bin okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2026 7. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2026 21:38
Mücella, bağırarak anlatılan bir hikâye değil; susarak insanın içine yürüyen bir roman. Nazan Bekiroğlu burada olaydan çok hâli, sonuçtan çok bekleyişi anlatıyor. Mücella bir karakterden ziyade, toplumun kenarında kalmış nice kadının ortak ruhu gibi duruyor: Sessiz, görünmez ama derin. Romanın en güçlü yanı şu bence: Mücella’nın başına “büyük şeyler” gelmiyor; ama insanın içinde büyük şeyler oluyor. Beklemek, kabullenmek, vazgeçmeden yaşamak… Bunlar dramatik değil belki, ama çok gerçek. O yüzden okurken “ne olacak?”tan çok, “ben burada ne hissediyorum?” diye soruyorsun. Dil meselesine gelince: Bekiroğlu’nun dili süslü değil ama ince işçilikli. Cümleler gösteriş yapmıyor; sessizce yerleşiyor. Kitap bittiğinde akılda olay değil, bir sükûnet kalıyor. Bu da herkesin kaldırabileceği bir ağırlık değil. Eleştirecek olursam: Evet, temposu yavaş. Sabırsız bir okur için zorlayıcı olabilir. Ama bu yavaşlık bir eksik değil, bilinçli bir tercih. Çünkü Mücella’nın hayatı da hızlı değil; akıp giden değil, ağır ağır çöken bir hayat. Kısacası: Mücella, “çok şey olsun” isteyenlerin değil; “Az olsun ama içimde yankılansın” diyenlerin kitabı.
MücellâNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202112,8bin okunma
Ermiş ...
10/10
·55 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2026 16:14
Derin ama herkesin tarzı değil, Batı-doğu sentezi herkese hitap etmeye bilir. Sayfa sayısı aldatmasın, bir oturuşta okunacak kitap değil. Sindirerek okunmalı, şiirsel felsefe metni gibi altını çizmeden okunmuyor.
ErmişHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202385,2bin okunma