Palto'ya yatmadan önce çerezlik niyetine okurum diye başlamıştım. Çerez değilmiş! Karakterin yaşadığı her talihsizliğe karşın ruhumun derinliklerine gelen sızlamalar, gözümden akan—uykunun etkisiyle olsa bile—gözyaşları, bitirince gözümden kaçan uyku... Tabii ki birazcık abartılı anlatsam da benim için neredeyse mükemmel hikayelerden biri oldu Palto! Bir tek fazla hoşuma gitmeyen bir yanı vardı, o da Nikolay Gogol'un hikaye ortasında okuyucuya kimi zaman akış için gerekli olmayan detayları aktarmak adına olay akışını bölüp yazar olarak okurla ilişki kurması kimi yerde gözümde canlanan sinema filmini kesip sanki bir reklam girmiş gibi hissettirmedi diyemem. Komik bulduğum bir şey de belirli istisnalarda "Ey maşallah!" dedirten cümle uzunlukları ama bu o kadar da etkilemedi. İyiki okuma kararı aldım. :)