Sizce büyük kırılma nerede başlıyor, büyük yıkım neyin arkasından geliyor? Bir yavru kedi gibi sevilip korunma arzusunda mı? Hayır... Yavru kedi gibi sevilip korunma arzusuna karşılık, kendinde neyi gözden çıkardığında başlıyor büyük kırılma. Yani bütün mesele, neyi neyle değiştokuş ettiği... Sorun Özge'nin arzularında değil, elde etmek istediklerine karşılık, kendinden vermeyi kabul ettiği şeylerde... Bir kedi yavrusu gibi sahiplenilmek, korunmak, sevilmek, ilgiyle bakılmak, kollanmak, huzur içinde sevgi dolu bir hayat sürmek isteyen Özge, Metin'le bu hayatı yakalamayı başarmıştı. Yediği önünde yemediği ardındaydı... Kucaklandığı, okşandığı, ilgiyle bakıldığı bir evin küçük kedi yavrusuydu o. Evin dışındaki hayatın gerçekleri bu yavru kediyi hiç mi hiç ilgilendirmiyordu. Dışarıdaki hayatta cereyan eden sıkıntılar, zorluklar, rekabet, belirsizlik, kaygılar, ekonomik düzensizlik, krizler, savaşlar, savaşların yol açtığı sonuçlar, sosyal yaşam, siyaset, vergiler, hacizler, intiharlar, işsizlik, eğitim, sanat, kültür, haberler vs. Bunların hiçbiri evdeki kedi yavrusunu ilgilendiren konular değil. Eğer bunlarla ilgili hayatlarında bir tehdit söz konusu olacaksa, sahip kral hepsinin üstesinden gelecek olanaklara ve beceriye sahipti. Güven veren bir sahip kralın yavru kedisi olarak hiç dertsiz ve tasasız yaşamak, dualarda dilenecek kadar kıymetli konfor gibi görünse de aslında insa- nın kendine yönelik en tehlikeli en acımasız zorbalık biçimlerinden biridir. Son derece tatlı, zevkli ve keyifli olduğu için acısını da şiddetini de öyle hemen hissetmezsiniz. Bu sinsi zorba bedene sirayet ettikten hemen sonra fark edilmez, bedenin her hücresini istila edene kadar ve acı da artık dayanılmaz bir hal alıncaya kadar, kendini gizlemeyi başarır. İnsanın kendine yönelik şefkatli, sevgi dolu ve yolu iyi niyet taşlarıyla döşeli bu zorbalığın neden olduğu travmatik sonuçlar, tedavisi güç sorunlardan biri olarak terapistlerin son yıllarda üzerinde en çok çalıştığı konular arasında yer alıyor. Yaşam, doğası itibariyle güvenli, garantili ve huzurlu bir bahçe değildir. Tam tersine yaşam doğası itibariyle garantisizdir. Hiçbir yerde hiçbir şeyin hiçbir şekilde bir garantisi yoktur, olamaz; çünkü hayat gayet akışkan ve değişken bir süreçtir. Anbean kesintisiz olarak devinim halindedir. Her an her şey olabilir. Doğada huzur içinde uykuya dalan tek bir canlı yok. Her an başka bir canlıya av olma riski ya da ihtimali (bakış açınızı sorgulayın lütfen, siz buna risk mi derdiniz, ihtimal mi?) daima var. Hiçbir hayvan kendini sonsuz bir güven içinde hissederek ve tamamen kendine odaklanarak, dış dünyayla irtibatını keserek, kendiyle baş başa kalarak karnını doyur- muyor, derin uykulara yatmıyor... Her an her şey olabilir. Her an av olabilir, her an doğanın koşulları değişebilir. Fonda hep bir huzursuzluk, hep bir tedirginlik hazır bekler.
Sayfa 63·Kitabı okudu
·
54 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.