• Kılıçlarınızı kuşandıysanız, Paris sokaklarına atılalım mı? Çünkü Alexandre Dumas'nın yaptığı şey tam olarak bu: Bizi Fransa'dan İngiltere'ye uzanan bir yolculuğa çıkarmak.
• Dumas, okuruna sadece bir kılıç hikâyesi değil; siyaset, din, entrika, dostluk, aşk, sırlar ve ihanet temalarıyla heyecanla sonunu getireceğimiz bir macera romanı sunuyor. Hatta kitap için "edebiyat dünyasının ilk büyük aksiyon filmi" denilecek kadar da başarılı oluyor. Kalınlığı da asla gözünüzü korkutmasın; çünkü bu kitabın sayfaları enerji saçıyor ve tempoyu asla düşürmüyor.
• Neredeyse tüm klasiklerde okuduğumuz gibi burada da her karakter bir kişiliği temsil ediyor. D'Artagnan genç, kendini göstermeye çalışan ve biraz da fevri biriyken; Athos grubun babası ve ağırbaşlılığı ile asilliği temsil ediyor. Porthos gösteriş meraklısı ve mizah kaynağı. Aramis ise din adamı olmakla şövalye kalmak arasında gidip gelen zarif bir savaşçı.
• Her şey D'Artagnan'ın silahşor olmak için Gaskonya'dan, krallığın kalbi olan Paris'e gelmesiyle başlıyor. Burada ilk defa gördüğü Athos, Porthos ve Aramis adında üç silahşor ile başta kavgaya tutuşsa da ilişkileri sonradan sadakat ve kardeşliğe dönüşen bir dostluğa evriliyor. Kral, Kraliçe, Kardinal Richelieu ve Buckingham Dükü arasında dönen saray entrikaları; ihanet, güç ve aşk savaşları, en büyük antagonist karakterlerden biri olan Milady'nin keskin manipülatif ve kötücül zekâsıyla birleşerek, D'Artagnan ve üç silahşorun macera dolu hikâyesini şekillendiriyor.