8/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
Roberta, Peter ve Phyllis; 12, 10 ve 7 yaşlarında üç kardeştir. Anne ve babalarıyla birlikte Londra’da geniş, güzel bir evde yaşamaktadırlar. Evde hizmetçi ve aşçı da vardır; kısacası dışarıdan bakıldığında hiçbir sorun yoktur. Fakat bir gün, baba apar topar tutuklanır ve cezaevine gönderilir. Ailenin geçimini sağlayan tek kişi baba olduğu için, hayatları bir anda altüst olur. Anne ve üç çocuk, “Üç Bacalar” adı verilen taşrada, bakımsız ve içinde farelerin dolaştığı bir eve taşınmak zorunda kalır. Böylece yeni bir yaşam mücadelesi başlar. Anne, yazdığı öyküleri dergi ve gazetelere satarak geçimi bir süre idare etmeye çalışsa da bu konuda çok başarılı olamaz. Üstelik çocuklar doğdukları günden beri bolluk içinde yaşadıkları için, bu yeni hayata alışmakta ciddi zorluk çekerler. Ne var ki evlerinin yakınındaki demiryolu istasyonu, onların hayatını değiştirecektir… Bu öykü; sahip olunan zenginliğin bir anda nasıl uçup gidebileceğini, insanın sistemin çarkları arasında nasıl un ufak olabileceğini ve toplumsal dayanışma sayesinde bu çarkların arasından nasıl çıkılabileceğini anlatan, ders verici ve dokunaklı bir hikâye. Aynı zamanda karşılıksız yapılan iyiliklerin, zor zamanlarda nasıl geri dönebildiğini ve insanların hayatlarını nasıl birbirine bağladığını da samimi bir şekilde hatırlatıyor. “Demiryolu Çocukları”nı çocuklarınıza okutarak onların bu hikâyeden çok şey almasını sağlayabilirsiniz. Yetişkin gözüyle okuduğunuzda ise, yüz yıllık bir geçmişe sahip bu öykünün; kaybolan değerlerin aslında ne kadar hayat kurtarıcı olduğunu ve bize insan olduğumuzu hatırlatan şeylerin tam da bunlar olduğunu fark edebilirsiniz.
Demiryolu ÇocuklarıEdith Nesbit · Kırmızı Kedi Yayınları · 20142,634 okunma
·
17 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.