Sait Faik ve Sarnıç
9/10
·124 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2026 13:10
Sait Faik 1906’da Adapazarı’nda dünyaya gelir. Varlıklı bir ailenin çocuğudur, tüccar bir babanın oğlu olarak maddi sıkıntı çekmeden büyür. Eğitimine Adapazarı, İstanbul ve Bursa’da devam eder,ardından Fransa’ya gider. Ancak diplomasız olarak Türkiye’ye döner. Bu durumda hayatındaki ilgi çekici ayrıntılardan biridir. Oldukça rahat bir hayat sürmesine rağmen edebiyatında zengin çevreler, konforlu hayatlar neredeyse hiç yer almaz. Onun kalemi hep balıkçıyı, işsizi, emekliyi, köylüyü, kimsesiz çocuğu, yoksul esnafı, kahvehaneleri, meyhaneleri ve sokakları anlatır. Ama aslında "anlatmak" da eksik bir kelime olur. Sait Faik, okurunu da o hayatın içine çekerken, birlikte yürütür, birlikte oturtur, birlikte hissettirir. Bu tercih bilinçlidir. Hayatı uzaktan seyreden bir yazar değildir o. Sokakta dolaşan, insanlarla konuşan, aynı masaya oturan, aynı havayı soluyan bir yazardır. Varlıklı bir aileden gelmesine rağmen kalbini toplumun kenarında kalmış insanlara vermesi, onu edebiyatımızda özel bir yere koyar. Üstelik bunu yaparken kendine özgü, samimi ve sahici bir anlatım kurmayı da başarmıştır. Sarnıç’taki en çarpıcı duygulardan biri, iyilik yaparken hissedilen o garip güç hâlidir. Bir Karpuz Sergisi isimli hikayesinde İhtiyacı olan birine yardım ederken insan bir an için kendini dünya yaratacak kadar güçlü hisseder. Fakat Sait Faik sadece bu gücü hissettirmez, yardım eden insanın o güçten utanabileceğini de gösterir. İnsanı idealize etmez. İşte bu dürüstlük, onun metinlerini samimi ve candan kılar. Kalorifer ve Bahar isimli hikayesinde Rumlar, Ermeniler, Yahudiler, Türkler aynı sokakta yaşar. Sarı Apostol, Zargana Agop, Barbunya Ahmet… Bu isimler sadece lakap değildir; birlikte yaşamanın doğal hâlidir. Kimlikler tartışma konusu yapılmaz, hayatın akışı içinde yer alır. Sarnıç, bu yönüyle eski İstanbul’un çok kültürlü dokusuna da tanıklık eder. Okurken insan ister istemez o günlere karşı bir özlem duyar. Sait Faik’in umudunu büyük devrimlere bağlamaz. Umut, küçük anlarda saklıdır. Bahar geldiğinde insanların daha çok sevebildiğini, daha çok hissedebildiğini söyler. Acımak yerine hissetmek ve sevmek… Onun insan anlayışının özünde bu vardır. Sarnıç, Sait Faik’in ikinci hikâye kitabıdır ve bu hikâyeler klasik hikâye yapısına daha yakındır. Son dönemindeki deneysel, daha soyut ve parçalı anlatımlardan farklıdır. Ancak bu farklılık sadece biçimseldir. İçerikte değişen bir şey yoktur. İnsan sevgisi ve vicdan duyarlılığı, onun bütün edebiyatının çekirdeğidir. Hangi dönemi olursa olsun, bakışı hep aynıdır: İnsanı görmek. İnsanı sevmek her zaman kolay değildir. Onu gerçekten görmek ve anlamak gerekir. Sait Faik bunu yapar. Parlak olanı değil, kenarda kalanı görür. Sarnıç, büyük olayların değil, küçük insanların kitabıdır. Ama insanı en çok o küçük hikâyeler anlatır.
İnceleme
SarnıçSait Faik Abasıyanık · İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,396 okunma
·
189 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.