·288 syf.··Beğendi
···Okunma: 11 Şubat 2026 02:56 Cevdet Kudret Solok, Yedi Meşale Edebiyat Topluluğu’nun kurucularından; edebiyatımızın önemli şairlerinden ve edebiyat tarihçilerinden biri. Roman alanında tek eser vermiş gibi bilinse de aslında bir üçleme yazmıştır:
Sınıf Arkadaşları, Havada Bulut Yok, Karıncayı Tanırsınız.
Bu üçlemenin ilk kitabı olan Sınıf Arkadaşları, sanatsal açıdan “çok büyük bir roman” iddiası taşımaz belki ama anlatımı, içeriği ve samimiyetiyle çok güçlü bir metin. Okurken kimi yerde güldürüyor, kimi yerde duygulandırıyor, kimi yerde tek bir cümleyle insanı düşündürüyor. Bitirdiğinde de insanda şu his kalıyor:
Keşke Cevdet Kudret daha çok roman yazsaymış.
Romanın ana karakteri Süleyman. Hikâye Birinci Dünya Savaşı yıllarında başlıyor. Süleyman’ın babası kunduracıdır, ailesini geçindirirken seferberlik emriyle orduya alınır ve Musul’da şehit olur. Savaş yıllarında Süleyman annesi, anneannesi ve dedesiyle birlikte yaşar. Daha sonra yaşanan bazı gelişmelerle annesiyle birlikte yaşamaya başlar. Savaş dönemi olduğu için hayat onun için hiç kolay değildir. Yokluk, yoksulluk, geçim derdi hayatın parçasıdır. Buna rağmen annesi, Süleyman’ın okuması için her türlü fedakârlığı yapar.
İstanbul’un tarihi semtlerinden biri olan Fatih’te geçen bir çocukluk…
İlkokul ve sultani eğitimini burada sürdürür.
Romanın sonunda ise sultani biter, Süleyman Edebiyat Fakültesi’nde okur ve öğretmen olur.
Ama kitap sadece Süleyman’ın hayatını anlatmaz.
Adından da anlaşılacağı gibi, sınıf arkadaşlarının hayat hikâyeleri de anlatılır.
Behçet, Tahsin, Cezmi, Bilal, Halil, Kevkep, Ferhat, Veysel, Kenan, Yakup, Bekir, Haydar, Şevket…
Kimi kısa, kimi uzun anlatılır; kimisi okul sürecinde ayrılır, kimisi sonradan hikâyeye girer.
Cevdet Kudret bu karakterler üzerinden:
• savaş yıllarındaki zorluğu,
• ekmek karnesi uygulamasını,
• İstanbul’un fakir ve zengin kesimleri arasındaki farkı,
• savaşın bitişini,
• İstanbul’un işgalini,
• işgalin halk üzerindeki etkisini,
• insanların bu işgale karşı kayıtsızlığını,
• özellikle işgalle zenginleşenleri ve güç kazananları anlatır.
Aynı çevrede yaşayan ama tamamen farklı hayatlar süren insanların hikâyesidir bu roman.
Satır aralarında çok güçlü cümleler, çok yerinde tespitler vardır ve bunların bazılarını bugün bile görmek mümkündür.
Kitabın sonlarına gelindiğinde işgal biter, İstanbul’un esareti sona erer.
Süleyman ve okul arkadaşlarının okul hayatı da tamamlanır.
Üniversiteler okunur.
Ve Süleyman’ın Kayseri Lisesi’ne öğretmen olarak atanması ile roman sona erer.
Bir sonraki ciltte ise Süleyman’ın öğretmenlik yılları anlatılmaya başlanır:
Havada Bulut Yok.
Okuması kolay, akıcı, sade ama çok şey anlatan bir roman.
Okuyun, okutturun.
İyi ki bu dünyadan bir Cevdet Kudret geçmiş