“L'Angoisse du roi Salamon”
41 yıl önce bugün ardında bu notu bırakarak yaşamına son verdi Romain Gary, namı diğer Emile Ajar.
“Şahsi iradeyle, şahsi idareyi yok etmek…
Çoğumuz yazarın hikayesini biliriz. Gary, yapıtlarının pek ilgi uyandırmadığı bir dönemde, kendini büyük bir özenle gizleyerek Emile Ajar imzası altında yayımladığı kitaplarla satış rekorları kırar.
Kendisi sıradan bir romancı olarak görülürken, ikinci kimliği: Emile Ajar, son yılların önde gelen Fransız romancıları arasında sayılır.
Ne yazık ki yaşamına kendi eliyle son verdikten sonra aydınlığa kavuşur bu durum. Arkasında bıraktığı belgelerde, oynadığı bu oyunu bütün ayrıntılarıyla açıklarken, eleştirmenleri de anlayışsızlıkla suçlamaktan geri kalmaz.
Emile Ajar imzasıyla yayımladığı dört romanın literatüre başka bir soluk getirdiği de kuşku götürmez.
Kral Salomon´un Bunalımı, yazarın Emile Ajar imzasıyla yayımladığı dört romanının sonuncusudur.
Diğer kitaplarında da rastladığımız sinematografik anlatım ve hümanizma bu romanda da karşımıza çıkar. Bir yandan yaşadığımız dünyayı sarkastik bir dille yargılarken diğer yandan ona dört elle sarılmak gerektiğini birbirinden ilginç karakterlerle gözler önüne serer.
Nevi şahsına münhasır “alaycı fakat naif” üslubu ile dillendirdiği eseri zannımca “umuda dair bir manifesto” niteliğindedir. Aslolan her daim #umut değil midir?
Kahramanları yine toplumun dışladığı marjinal kişilerdir.
Romana ismini veren Mösyö Salomon…
Yahudi,84 yaşında, eski bir tekstil zengini ya da kendi deyişiyle “pantolon kralı”…
Salomon Rubinstein, gönüllülük esasına göre faaliyet yürüten “SOS” yardım merkezinin kurucusudur. Gönüllüler, Kral Salomon’un dairesinde, umutsuz ve dertli insanların telefonlarını yanıtlarlar.
Gönüllüler, modern çağın iyilik perileridir.
Taksici Jeannot…
Paris’te taksi şoförlüğü yaparken gönüllü olması için Mösyö Salomon tarafından teşvik edilen Jeannot romanın anlatıcısıdır.
Aşık olduğu kadın Matmazel Cora… Şöhretini ve çekiciliğini kaybetmiş eski bir şarkıcı.
Yan karakterlerden Tong ve Yoko’nun da hikayesi sıra dışıdır.
Mösyö Salomon, yaşamın geçiciliğiyle ve zamanın insana yaptıklarıyla dertlidir.
“İnsan bir hiç için yanmışsa, sönmek daha acıklı olur.”
Mösyö Salomon, bir hiç için yanmayı göze alanların kralıdır.
Sultan Süleyman’dır, Binbir Gece Masallarındaki Harun Reşid’dir... Diğerkâmdır. Paul Valéry’in “Yaşamaya bakın, beni dinlerseniz, yarını beklemeyin! Bugünden toplayın bugünden, yaşamın güllerini…” dizeleri onun dudaklarında tekrar hayat bulur: “Yalnız ölüm bizleri toplamaz ya Jeannot, biz de gülleri toplarız…”
İkinci Dünya Savaşında faşizmin pençesinden kurtulmuş bir Yahudi olarak -ki Litvanya asıllı yazarın bizzat kendisi de öyledir- her zaman tetiktedir.Üstelik tam dört yıl boyunca Nazilerden, Gestapo’dan, sürgünden, gaz odalarından, toplu kıyımlardan kurtulduysa sıradan bir ölüme boyun eğmek için kurtulmamıştır.
Romanın ana izleklerinden biri “diğerkâmlık” (Ahlaki eylemin amacının başkalarının iyiliği olduğunu savunan anlayış; başkalarının iyiliğini yaşam ve eylem ilkesi olarak kabul eden görüş; özgecilik) ise diğeri de “aşk”tır.
Hem de zamanın hoyratlığı karşısında direnen türden bir aşk…
Ama ne de olsa, “Bir aşk için yaşamını berbat etmek, herkesin harcı değildir,” öyle değil mi?
Yaş almanın gençlik kadar hayatın bir parçası olduğunu hatta daha tutkulu ve daha eğlenceli bir parçası olabileceğini hatırlatır okuruna…
Tüm dışlanmışlar, yenilmişler ve tutunamayanlar için ışıklı bir dehliz …
Aslında hiç genç olmamış ve hiç ölmeyecekler için…
Romain Gary (Emile Ajar)Kral Salomon'un Bunalımı