13-14 yaşındaki çocukların bellerinde silah, 20-30 cm bıçaklar, evliliklerde yaşanan erkek şiddeti, trafikte korna basıyorsun şiddet, güç zehirlenmeleri, hukuka ve yargıya karşı olan inancın bitmesi, hukukun şiddeti normalleştirmesi, parası olanın ya ceza almaması ya da parası olmayanın da cezaevinden çıkacağına dair beslediği umudun yükselmesi, birini vuranın iki gün yatıp çıkması bunun çözümsüzlüğü, yoksulluğun, sefaletin olağanca artması, kavramların içinin boşalması, televizyon dizi ve filmlerin mafyadan öteye, vurmak ve kırmaktan öteye geçemeyip rol model oluşturması, Kolay para kazanabilmenin yolunun suça indirgenmesi, kültürün, insanlığın yok olması, aydının ayak, ayağın ise aydın olması, entelektüelin aşağılanması, sokakta yan bakıyorsun şiddet, herhangi bir tartışma şiddet, mecliste şiddet, iktidarın şiddet dili, toplumdaki linç kültürü, ataerkil hegemonya, erkekliğin tanımı, öğrenciye, emekçiye Kolluk, patron ve rektörlük eliyle uygulanan hem fiziksel hem de psikolojik şiddet, hayvanlara karşı şiddet, doğaya karşı öfke ve şiddet, birbirimize karşı kin ve öfke sayabileceğim binlerce sebep hepsi birbirine zincir gibi bağlı. Ancak unutulmaması gereken bir şeyi istiyorum: “alt yapı üst yapıyı belirler” kurduğumuz ekonomik altyapı; üstyapının (kültürün, eğitimin, hukukun, toplumun, iktidarın, medyanın) nasıl olması gerektiğini belirler.