Gönderi

Zweig ve Savaş Karşıtlığı
10/10
·50 syf.··
2026 5. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2026 00:26
Savaşa gitmenin mecburiyeti altında ezilen bir ressamın ve aslında bunun gibi toplumsal tabuların altında ezilen erkeklerin hikayesi. Savaşı ve özgürlüğü son derece aykırı diyaloglarla ele alan mânidar bir kitap. Devletin emrinin sadece bir kağıt parçası olarak görülmesi, anavatanın, milliyetçiliğin insanları sadece savaşa göndermek için bir araç olması gibi fikirler işleniyor. "İnsanları uyutmak için bugünlerde kullandıkları o sözler -anavatan, vazife, kahramanlık- sıcak, yaşayan insan kanı kokan sözcüklerden başka bir şey değil Dürüst ol, anavatanın hayatın kadar önemli mi? Bir gecede bir kralın elinden bir başkasına geçecek olan bir şehir, elinle çizdiğin kadar kıymetli midir?" Aynı zamanda değinmek istediğim bir diğer mesele ise kanun, hukuk ve devlet gibi meselelerin oldukça soyut olması ki bunu Paula şu şekilde dile getiriyor "Bir odadaki sefil bir kâtip tarafından karalanmış bu kâğıt parçasının senin için ne hükmü var." Aynı şekilde Ferdinand trendeyken şöyle düşünüyor. "Bir yere çizilmiş bir çizgi olmalıydı, ikiye ayıran bir çizgi. Diyelim ki köprüye geldiğinde bir ayağın köprüde diğeri toprakta olsun, nerede olmuş olursun – hâlâ özgür müsün yoksa asker mi?" Kitaptaki tüm söylenenlere hemfikir olduğumu rahatlıkla ifade edebilirim zira inkâr etmem için hiç bir sebep, herhangi bir sağlam argüman yok. İnsanoğlunun tarih boyunca uğruna savaştığı değerler oldukça soyut ve neredeyse hepsi insan yaşamından daha az değerli. Bu nedenle Stephan Zweig'in savaş karşıtı görüşlerine tamamen katılıyorum. Kitabı okuduysanız meseleyi daha iyi kavrayacağınıza hiç şüphem yok.
Edebiyat
MecburiyetStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202175bin okunma
·
57 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.