Puan vermedi·752 syf.··
2026 29. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2026 07:23
İnsan belki de hayatta en çok kaybedince üzülür. Kendine olan güvenini, gururunu, hedefini, sevdiklerini, inancını, işini, gülüşünü kaybeden insan hep üzülür. Bazı sahip olduklarının ise elinden alınmasına, yok sayılmasına hiç tahammül edemez. Özgürlük de bunlardan birisi. Özgürlük dediysem insanı insan yapan kendi içsel süreçleri ile ilgili olan özgürlükten bahsediyorum. Çünkü insan özgürlük eşiği ve potansiyeli yüksek bir canlı olarak var olmayı sever. Kişi, özgür olup filizlenerek yaşadığı toplumu yeşertmek ister. Onun yokluğunda kendini eksik hisseder. Hele de bu özgürlüğün bilincine tam vardığı, onu kullanmak için akıl yürütmeye başladığı zaman insanı tahrip etmeden onu elinden alamazsınız.Özgürlüğün zeminini yok etmek için baskı, yok sayma ve en önemlisi de korku var olmalıdır. Benliğine ve haklarına saygı duyan insanın da bunlarla başa çıkabilme gücü. Vedat Türkali’nin 1974 yılında basılan ilk romanı “Bir Gün Tek Başına” işte tam da buna benzer bir toplumsal arayışın dokusunu yansıtıyor. 27 Mayıs 1960 darbesi öncesinde ülkedeki siyasi atmosfer arka planında, karakterlerinin çarpıcı aşk hikâyesini anlatıyor roman. 60’lı yılların siyasi yapısını, gençlik hareketini ve dönemin İstanbul’unu çok yönlü anlatmasıyla tam bir yakın tarih belgesi niteliği taşıyor. Yazar bu romanı ile 1974 yılında Milliyet Yayınları Roman Ödülü’ne ve 1975’te Orhan Kemal Roman Armağanı’na layık görülerek ne kadar büyük bir eser olduğunu ispatladı. “Ülke sallanıyor, iktidardakiler sallanıyor. Herkes bir şey bekliyor. Ben Günsel’i bekliyorum.”
Roman
Bir Gün Tek BaşınaVedat Türkali · Ayrıntı Yayınları · 20256,5bin okunma
·
41 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.