Hayat aslında kaçtığım bir yer değil, fark etmediğim bir yer. Thich Nhat Hanh farkındalığı büyük laflarla değil, bulaşık yıkarken, çay içerken, yürürken anlatıyor. En çok hoşuma giden şey buydu. Çünkü farkındalık bir dağa çıkmak değil; o an nefes aldığını bilmekmiş.
Kitapta nefes bir kaçış değil, bir dönüş kapısı gibi. Zihin dağıldığında, geçmişe ya da geleceğe kaydığında tekrar eve çağıran bir şey. “Şu an”ın içinde sakin ama güçlü bir alan olduğunu hissettiriyor. Ben bunu okurken şunu düşündüm: İnsan aslında huzuru aramıyor, sadece dağılmamayı öğreniyor.
Ve sen fark ediyorsun ki çoğu zaman yaşadığını sanırken aslında otomatikte yaşıyormuşsun.
Bu kitap benim için meditasyon rehberinden çok bir hatırlatma oldu. Acele etmenin gereksizliğini, basit şeylerin derinliğini, nefesin kutsallığını hatırlattı. Farkındalık bir teknik değil; bir yaşama biçimiymiş.
Mutluluk gelecekte değil, şu anı kaçırmadığım yerde.