·344 syf.··Beğendi
···Okunma: 12 Şubat 2026 09:42 Geçmişte yaşadıklarımızdan ya da yaşayamadıklarımızdan ; karamsar bir duyguya karşı, içimizde eksiklik hissetmişliğimiz olmuştur ya...İşte kitap; bu duyguyu, hayatının büyük bölümünde kendi kendine bir ızdıraba dönüştürüp; içten içe kendinisini yakan, yaktıkça çevresinde daha mahzunlaşıp yalnızlaşan bir adamın hikayesini konu ediniyor.
Natsume Soseki, Meici Restorasyonu'nu başlatan imparatorun yaşadığı bir dönemi anlatırken bir taraftan romanın baş karakteri öğrenci ile babası üzerinden ve yer yer hocası ile öğrenci arasında geçen diyaloglarda, kendisinin ülkesi için hissettiklerini; Japon gelenekleri ile yetişmiş bir nesil ile modern Japon kültürüyle yetişen gençliğin aile içi çatışmalarını çok iyi aktarıyor.
İmparatorun ve hemen arkasından intihar eden daha doğrusu, bir insanın kendisi için anlam ifade eden bir efendisinin ölümünden sonra kendisini feda etmesi anlamına gelen Japonca "Cunşi" geleneği ile General Nogi'nin kendisini cezalandırılması gibi, roman kahramanı hocanın da aynı sistemle kendini cezalandırması; Natsume Soseki'nin Japonya için Meici Restorasyonu'nun bitişi ve umudun çöküşü olarak yorumlanıyor.
Hoca'nın kendine vermiş olduğu hiçbir işte çalışmama cezası ve arkadaşı K.'nın kaybından kendisini sorumlu tutması ile kendisini yeni dünyanın gerçekleri ile eski geleneksel nostaljik Japonya'nın arasında bir bunalımın sonucu olarak tam harekete geçecek iken kendinisini durduran o gölge ses ile tekrar durağınlığa geçişi; bir nevi yazarın da bize, o günün şartlarında ne yeni ile tam uyum sağlayabilen ne de geçmişini geride bırakabilen Japonya'nın içinde bulunduğu içsel bir buhranın portresini çiziyor.
Kitabı kesinlikle öneririm. Hem aynı kadına (Japonya'ya) aşık olan iki dostun (eski ve yeni gelenek) hikayesini hem de Japonya'nın içinde bulunduğu tarihsel dönüşümü bir arada okuma fırsatını bize sunuyor.
Şimdiden keyifli okumalar dilerim