·208 syf.··Beğendi
···Okunma: 12 Şubat 2026 14:43 Sabırlı okuyucuların sevebileceği bir kitap. Kuzey insanlarının, insan ilişkilerindeki soğuk ve mesafeli tarzları doğal olarak edebiyatlatına da yansıyor. Eser, bu anlamda, kuzey edebiyatına alışık olmayanlar için sıkıcı olsa da zekice detayları ile benim beğenimi kazandı.
T. Singer geçmişte yaşadığı küçük yanlış anlaşılmalar, çok da önemli olmasa da düştüğü, herkesin düşebileceği utandırıcı durumları kendisine büyük dert edinen ve bu olaylar aklına geldiğinde ise neredeyse panik atak geçirecek boyutta utanç hisseden bir kişidir. Kişiliğindeki bu pürüzü bildiği için, insanlarla iyi ilişkiler gelişirse de mü kün olduğunca mesafeyi korumaya ve izole bir yaşam sürmeye çalışmaktadır. Sonunda Oslo'yu terk ederek daha küçük bir ilde kütüphanecilik yapmaya başlar. Burada tanıştığı bir kadına aşık olup evlenir. Kadının küçük bir kızı vardır, günü birlik bir ilişkiden doğan kızın babası hayatlarında olmamıştır. Başlangıçta güzel giden ilişki bozulmaya başlar ve T. Singer ile eşi ayrılma kararı alır ancak bu aşamada kadın kızı ile bir trafik kazası yapar. Kadın ölür, kızı 6.5 yaşında hayatta kalır.
T. Singer, kızın anneannesi, dedesi, dayısı ve yengesi kıza sahip çıkmak istediklerini ifade edip, kendisinin bu sorumluluğu almasına gerek olmadığını söyleseler de kızın sorumluluğunu üstüne alır.
Burada kızın akrabalarına, karısı ile ayrılmak üzere olduklarını söylemez. Oysa karısı kaza yapmasa kız da karısı da hayatından çıkıp gidecekti. Akrabaların bu durumu her an öğrenebileceği gerçeği T.Singer'i hep huzursuz eder ve Oslo'ya geri taşınır. Kız reşit oluncaya kadar onunla ilgilenir ama kızla samimi bir iletişim asla tesis edilemez. Arada hep büyük bir duvar kalır. Artık kızın liseyi bitirip evden ayrılmasını diler hale gelir. Takıntıları ile yaşamaya devam eder.