·298 syf.····Okunma: 13 Nisan 2012 00:00 Zola'nın genellikle maden ocaklarını ve sefaleti anlatan "Rougon-Macquart" serisinin içinde, şaşırtıcı derecede mistik ve şiirsel kalan farklı bir halka. Yazar, natüralizmin o sert gözlem gücünü bu kez bir katedralin gölgesinde büyüyen yetim bir kızın hayal dünyasına, dinsel hezeyanlarına ve aşkına çeviriyor. Ancak bu rüya atmosferinin altında bile, genetik mirasın ve çevrenin birey üzerindeki o kaçınılmaz baskısını hissettirmeyi başarıyor. Zola'nın sadece bir "sosyal bilimci" değil, aynı zamanda insan ruhunun en ince tellerine dokunabilen büyük bir romancı olduğunun kanıtı.