Atakan ZehirBattım Bey
Onun adı bir zamanlar Timur’du ama artık bu adı ne duyan kalmıştı ne de anan. Kendisi bile unutmuştu o eski halini. Ona buralarda sadece "Suskun" derlerdi. Az konuşur, çok dinler; gözünün gördüğünü, dilinin söylemediğini saklardı içinde. Çünkü o biliyordu ki; anlatılacak şeyler bazen kelimelerden çok daha ağırdır.
Battım Bey’in hikayesi böyle başlıyor; pembe hayallerle ya da sonu çiçek bahçelerine çıkan yollarla değil, sizi konfor alanınızdan söküp alacak o kapkara, kasvetli ve gotik bir atmosferle.
Gece bir anda inmiyor karlı ormanın üzerine; önce sesler azalıyor, sonra insan kendi nefesini daha derinden duyar oluyor. Dağlar suskun, rüzgâr kayaları bir ıslık gibi kesiyor. Hilâl, bulutların arasından bir görünüp bir kaybolurken, cılız bir ateşin başında, omuzlarına yünden kalın bir postu çekmiş o adam oturuyor.
Kar diz boyu, ayakkabılarının içi ıslak... "Dönsem mi?" diye soruyor insan kendine o ıssızlıkta. Dönmek kolay, yürümek ise bir küfür gibi zor. Ama Battım Bey yürümeyi seçiyor; bazen bir kaçış için değil, sadece olduğu yerde dağılmamak için sürdürülen inatçı bir dengeyle ilerliyor. Bu yürüyüş sadece karlı bir coğrafyada değil, vicdanın ve geçmişin o engebeli yollarında yapılıyor.
Bu hikaye size ucuz umutlar satmıyor, omzunuza dokunup "geçecek" demiyor. Sadece şunu fısıldıyor: "Geçmese bile buradasın ve hâlâ ayaktasın." Yazar Atakan Zehir’in kaleminden dökülen bu melankolik hava, bir kurgudan ziyade yazarın iç dünyasındaki o çıkmaz sokaklarda beraber yürüyormuşsunuz hissini bırakıyor geriye. Yolun ağırlığı derken kastedilen o sızıyı, her sayfada, her adımda hissediyorsunuz.
Sonunda anlıyorsunuz ki; herkesin tırmanması gereken bir dağı var. Kimininki taştan topraktan, kimininki vicdan azabından...
Battım Bey, düştüğü yerden kalkmaya çalışırken bizi de o derin uçurumun kenarına davet ediyor. Bittiğinde zihni yoran ama geride bıraktığı o dürüst ve samimi hüzünle insanın içine işleyen bir yolculuk bu. Bazı yollar kılıçla değil, sadece omuzlanan o ağır yüklerle yürünüyor.
Eğer bu tür kitaplar seviyorsanız bu kitap sizinle beraber yolculuk yapar.