Gönderi

Cimri - Hakkında
9/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2026 06:29
Cimri’yi gülümseyerek bitirdiğim kitapların arasına kaydettim ve şunu fark ettim: 1600’lü yıllarda yazılmış bir metin, insanı bugün bile bu kadar güçlü bir şekilde yakalayabiliyorsa, bu metinde geçen karakterlerin iyi bir gözlemden çıkmış olduğunu söyleyebilirim. Hikâyenin başrolündeki isim Harpagon… Gerçekten sinir bozucu bir adam. Ama bir o kadar da tanıdık. Parayı öyle bir seviyor ki insanı sevmesi bile insanı şüphede bırakıyor. Çocuklarına, çevresine, hatta kendisine bile cimriliği üzerinden hükmediyor. Onun dünyasında duygu yok; maliyet var. Sevgi yok; hesap var. Okurken bir yandan güldüm, bir yandan “Yok artık!” dedim. Ama en çok şuna takıldım: Cimrilik sadece para saklamak değilmiş. Harpagon aslında güven saklıyor, korku saklıyor, hatta hayatı saklıyor. Parayı toprağa gömüyor ama aslında kendi kalbini gömüyor. Metnin yazarı Molière’nin dili çok canlı. Diyaloglar, sahnede izliyormuş hissi veriyor. Tartışmalar o kadar ritmik ki sanki bugünün sitcom temposu var. Hatta bazı anlarda, “Bu adam bizim mahallede yaşasa şaşırmazdım.” bile dedim. Eserde beni en etkileyen şey, komedinin altındaki acı oldu. Harpagon komik ama trajik de. Parası var ama huzuru yok. Çocukları var ama bağı yok. Kendi kurduğu düzenin içinde boğuluyor. Bu yönüyle eser sadece güldürmüyor; hafifçe sarsıyor da. Sonuç olarak Cimri, “Para insanı bozar.” demiyor; “Para, zaten neysen onu büyütür.” diyor gibi geldi bana. Harpagon kötü biri mi? Belki. Ama en çok korkak biri. Kaybetme korkusu onu insanlıktan uzaklaştırıyor. Kitabı bitirdiğimde şunu düşündüm: Cimrilik en pahalı alışkanlık olabilir. Çünkü bedelini para değil, insanlar ödüyor. Okuması keyifli, düşündürücü, kalıcı bir klasik. Eğer bir gün cebinizdeki bozuklukları sayarken yüzünüz asılıysa, Harpagon size uzaktan göz kırpıyor olabilir. Cimri, Türkiye’de defalarca sahnelenmiş; Devlet ve Şehir Tiyatroları repertuvarına girmiş klasik eserlerden biridir. İstanbul Şehir Tiyatroları tarafından da defalarca sahnelenmiştir. Ankara, İzmir ve Bursa sahnelerinde çeşitli uyarlamalar yapılmıştır. Bu kurumlar genellikle klasik metni koruyarak, dönemsel dekor ve kostümlerle sahnelemiştir. Ancak bazı yorumlar metni günümüze uyarlamış; Harpagon’u modern bir “holding babası” gibi yorumlayan versiyonlar bile olmuştur. Dormen Tiyatrosu gibi özel topluluklar da eseri sahnelemiştir. Üniversite tiyatrolarında en çok oynanan klasiklerden biri olmuştur. Çocuk tiyatroları için sadeleştirilmiş versiyonları bile hazırlanmıştır. Türkiye’de özellikle Harpagon karakteri, oyuncular için “gösterişli bir rol” sayılır. Abartılı jestler, hızlanan tiratlar, para kesesi sahneleri… Seyirciye hem kahkaha hem de sinir krizine yakın bir enerji sunar. Harpagon bize uzak bir karakter değildir. Para, miras, evlilik pazarlığı, aile içi çıkar çatışmaları… Türk seyircisi bu temaları fazlasıyla tanıdık bulur. Biraz açık konuşalım: Harpagon’u sahnede izlerken çoğu seyirci bir akrabasını hatırlıyordur muhakkak. (Bazıları ise kendini; ama bunu yüksek sesle söyleyenin çıkacağını sanmıyorum. :)) Harpagon rolü Türkiye’de hep “ustalık rolü” sayılmıştır. Çünkü karakter olarak hem komik hem trajik; hem abartılı hem de psikolojik derinlik gerektirir. Ülkemizde sahnelenen son dönem Cimri yorumlarından birinde başrol Harpagon’u Serkan Keskin canlandırmıştır. Daha önce bu rolü Haldun Dormen, Haluk Bilginer, Zafer Ergin, Metin Serezli ve Ahmet Levendoğlu gibi usta oyuncular da oynamıştır. Keyifle okumanız dileğiyle… Molière Cimri
Edebiyat
CimriMolière · Gönül Yayıncılık · 202227,9bin okunma
·
184 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.