İki hasta kadar birbirine yakın hiç kimse yoktur
Puan vermedi·112 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2026 00:00
Kitabı defalarca okumuş olun, yine de o hastayı onun kadar anlayamayacaksınız. Dokuzuncu hariciye koğuşunda kan, serum, ölüm kokuları.... Sıhhati yerinde olmayan birinin, bir gencin ruhsal çöküşüne ve aldığı darbelere tanık oluruz metinde. Durumlara, olaylara biz de dışarıdan bakarız, bu bakımdan insan kendine itiraf etmese dahi, içi biraz olsun rahattır. Çünkü ne sedyeler ne pansumanlar ne de acılar senin içindir. Asıl anlatılmak istenen mesele herhalde buradadır. Hastanın hayatı, dünyası bu denklemde başkalaşır. Dünyadan el etek çektirilmiş gibidir. Çünkü sıhhati ona yabancılaşmıştır. "Bizden uzaklaşmadıkça bize görünmeyen sıhhat, itiyadın verdiği hissizlikle, sağlamların şuurundan kaçıp nasıl ve nereye saklanıyor? Onu ben görüyorum, çünkü benden uzak; onu ben Mithat Bey’in kırmızı yüzünde, çelikli damarlarında, arkadaşımın otururken rahat gerilişlerinde, bacaklarını uzatışlarında, korkusuz bakan gözlerinde görüyorum." Kitapta ruhsal tahlillerin derinliği etkileyicidir. Bunun sebebi de Peyami Safa'nın da karakterle benzer durumlardan geçmiş olmasıdır. üslup derinliği ve düzgünlüğü ile de bu tahlilleri içselleştirmek kaçınılmaz olmaktadır. Yalnızlığıyla, soğuk duvarlarıyla, krizleriyle, ölüm korkusuyla o hastane, o hasta, o ruh inanılmaz derecede ürkütücüdür. Kısa bir kitaba neler sığıyor düşüncesiyle karşı karşıya kalıyor insan. "Bizden uzaklaşmadıkça bize görünmeyen sıhhat, itiyadın verdiği hissizlikle, sağlamların şuurundan kaçıp nasıl ve nereye saklanıyor? Onu ben görüyorum, çünkü benden uzak; onu ben Mithat Bey’in kırmızı yüzünde, çelikli damarlarında, arkadaşımın otururken rahat gerilişlerinde, bacaklarını uzatışlarında, korkusuz bakan gözlerinde görüyorum." Bu kitap ancak büyük bir hastalık neticesinde tam anlaşılabilir, hissedilebilir duruma gelecektir. Bu noktada ben dahil kimsenin gerçek anlamıyla kitabı hissetmek istemediğinin de farkındayım. Sıhhate ve hastalığa dair bakış kitapta bundan sebeptir ki çok acı ve korkutucudur. Yukarıda eklemiş olduğum alıntı bunu o kadar iyi anlatmıştır ki daha fazlasını demeye pek gerek kalmamıştır. Ne kadar doğru ve acı. Bizden uzaklaşmadıkça sıhhat bize görünmez. "Yalnız bir şey anlamıştım ki, ben çok bedbahttım. O gece de yatakta bunu kuvvetle hissettim. Gözlerim doluyordu. Meçhul ümitlere inanmadığım an, beni kurtaracak şeyin ne olduğunu bilmek istiyorum. Ümit etmek bile az. Emin olmak ihtiyacı. Yalancı istikbalin şüpheli vaatlerine değil, teminatına ve senedine ihtiyacım var. Halbuki o vaat bile etmiyor ve kendisine beni nasıl karşılayacağını sorduğum vakit, korkunç bir dilsizlikle susuyor. Uyuyamıyorum."
Psikoloji
Dokuzuncu Hariciye KoğuşuPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 2025121,2bin okunma
·
60 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.